image

PeyamaKurd - Donald Trump’ı, bir dönem daha Beyaz Saray koltuğunda tutacak dış politika stratejisi kendisini yüzüstü bıraktı. Trump'ın, Demokrat Parti adayı Joe Biden’a karşı yenilgisi, pek çok iç sorun ve başarısızlıktan sonra beklenilen bir durumdu.

Joe Biden, ABD’nin 46’ncı başkanı seçildi. Biden, Irak’ta ve özellikle Kürtler konusunda en deneyimli ve yakından ilişkilere sahip bir diplomat olarak biliniyor. 

ABD seçimlerinde gündem dış politika meseleleri neredeyse yok sayılarak, Kovid-19 ve ırkçılık gibi iç meseleler ile sınırlı kaldı. Bu ülke tarihi için neredeyse bir ilk idi. 

Shafaq News bu hafta kaleme aldığı makalede Joe Biden ve Kürtler ile olan ilişkisine yer verdi. “Kürtlerin dostu Joe Biden: ABD’nin yeni yönetimi ve Orta Doğu’daki politikasının şekli” başlıklı yazıda Biden’in Kürtler ile olan yakınlığı ve dostluğu ele alındı. Diğer yandan Biden’in İran dosyası ve Türkiye’ye yönelik yaklaşımlarına da yer verildi. 

“Seçimlerin dış politikası İran üzerinden şekillendi”

ABD’nin seçim süreci boyunca dış politikada mevcut tek politikası İran idi.

Özellikle Trump'ın Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'ye suikast emrini vermesinden sonra; İranlılara karşı bir dizi sert mali ve ticari yaptırımlarla bağlantılı olarak Irak sahnesinde derin etkiler bıraktı.

Demokratlar bu süre içerisinde İran’la nükleer anlaşmadan çekilerek Orta Doğu’da bir savaş riskine sebep olan Trump’ı kınadı. Dahası demokratlar aynı zamanda bu tepkileriyle, Orta Dogu’daki Amerikalı askerlerinin bulunduğu konumdan rahatsız olan ABD seçmenlerinin yüzde 70’i üzerinde etkinlik kurarak bir şekilde yararlanmış oldu. 

“Joe Biden’ın bölgedeki yarını”

Biden’ın dış politikada özellikle Orta Doğu hedefleri öngörülebilir fakat bu durum yeni ABD başkanı için dış politikanın önemsiz olduğu anlamına gelmiyor.

Trump sonrası dönemin merkezinde İran, Türkiye, Suriye, Körfez ülkeleri ve Irak olacak. Trump, Beyaz Saray’da kaldığı 4 yıl boyunca, “Orta Doğu’da bitmeyen savaşlar” vurgusu yaparak, ABD’nin bu bölgelerdeki müdahalelerini gereksiz görüp bu duruma son verme arzusunu her defasında yineledi.

Bu çerçevede Trump, Amerikalı seçmenlere verdiği sözleri yerine getirmek için Irak Başbakanı Mustafa Kazımi ile Irak'a konuşlanmış ABD askerlerinin sayısını 3.000'in altına düşürme konusunda anlaştı. Bu adım ister artırılsın ister azaltılsın, Irak’ın üzerinde taşıyacağı tüm etkilerle birlikte İran ile ilişkilerde önemli değişikliklere gebe olacak. 

Biden’ın Beyaz Saray’a dönüşü, İran meselesinde hizmet verdiği Obama yönetiminden rahatsız olduklarından dolayı Abu Dabi, Riyad ve diğer Körfez ülkelerinin başkentleri için belli ki sorun olacak. Bu dönüş Trump yönetimini desteklemek için çok "yatırım" yapmış olan onlar (Körfez ülkelerin başkentleri) için bir endişe kaynağı olacaktır.

“Biden, İran ve nükleer anlaşma ”

Diğer yandan, İran'ın yeni ABD başkanıyla ilgili tutumu, Irak'ın İran'daki gelişmelere olan ilgisi ve Irak sahnesinin İran-ABD çatışmasının kıvılcımlarına doğrudan etkisi göz önüne alınarak Irak tarafından izlenecek.

Biden her ne kadar Cumhuriyetçileri nükleer anlaşmadan çekilmek ile eleştirse de İran bazı konularda taviz vermediği sürece müzakere masasına hemen oturmayacağı tahmin ediliyor. Bu durum belki de, ABD'nin İran dosyasını ele alışında gözlemlenebilecek en çarpıcı paradokstur.

“Kürtlerin ve Mesud Barzani’nin dostu”

Irak'taki karmaşık ilişkileri daha derin bir şekilde anlamaya çalışmak, Biden’ın yıllardır üzerinde çalıştığı Irak dosyası üzerinden bakmak daha uygundur;  özellikle Kürt lider Mesud Barzani ile olan özel ve kişisel ilişkisinin derinliği ele alındığı zaman. 

Eski ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un, “Trump Kürtleri sevmiyor” sözleri kitabında yer almıştı. Ayrıca, Trump'ın ABD güçlerini Suriye'nin kuzeydoğusundan (Rojava) çektiğini iki kez duyurduğunu ve IŞİD'le mücadelede yaptıkları büyük fedakarlıklara rağmen Washington’un Suriyeli Kürt müttefiklerini yalnız bıraktığını belirten ifadelere  yer vermişti.

Biden her ne kadar PKK’yi IŞİD ile karşılaştırarak terör örgütü sayfalarına eklese de Erdoğan’ın Türkiye’deki hükümeti ve medyası, bu konuda Biden’a karşı güvensiz duygular besleyerek düşmanlık yapıyor. Hatta 2016 yılında Biden’ı asılsız suçlamalar ile PKK destekçisi bir sempatizan olarak nitelemişlerdi.

“Her Kürt çocuğu dağların tek dostları olduğunu bilir”

Bu durum gösteriyor ki Biden’ın Kürtlere olan ilgisinin etkileri dış politikaya yansıyacak.

Biden, 2003’teki Irak savaşısın ateşli bir destekçisi idi. ancak 1991 Körfez Savaşına karşı oy kullandı ve bunu "ülkesinin on yıllar boyunca pişman olacağı korkunç bir hata" olarak nitelendirdi.

Biden, 2003’te kullandığı karşı oy ile Kürtlere olan ilgisini göstermiş oldu. Ayrıca ABD’nin müdahale etmekten kaçacağına inandığından Saddam Hüseyin'in nükleer silahları ele geçirmesi durumunda, komşularına veya Kürtlere saldıracağından endişe duyuyordu. 

Biden Kürtler konusunda endişeli olduğu kadar Saddam Hüseyin’den sonraki süreçte doğacak olan kaostan da endişe duyuyordu. Biden’ın Kürtlere en büyük desteği ise Aralık 2002'de meslektaşı Senatör Chuck Hagel ile bölgeyi ziyaret ettiğinde esnasında idi. 

Biden’ın burada sıcak bir karşılamadan sonra Kürt Parlamentosuna yaptığı konuşmada vatandaşların kendisine “Her Kürt çocuğu dağların tek dostları olduğunu bilir” dediğini belirtti.

“Orta Doğu’nun Polonyası, Kürdistan’dır. Dağlar sizin tek arkadaşınız değil”

Biden burada, Kürdistan’ı “Orta Doğu’nun Polonyası” olarak tanımladı ve Washinton’un Kürdistan Bölgesi hükümetine desteğini dile getirerek “Dağlar sizin tek arkadaşınız değil” dedi.

Öte yandan Irak savaşı ABD arasında popülerliğini yitirip gideceği zaman, ABD’nin ülkeden çekilmesi Kürtleri El Kaide ile müttefikleri Sünni aşırılık yanlılarına teslim etme riskini doğuruyordu. 

Biden bunun üzerine, Dış İlişkiler Konseyi Başkanı Leslie Gelb ile işbirliği içinde Irak'ta ‘Sünni, Şii ve Kürt olmak üzere üç yerel yönetim’ aracılığıyla iktidarı dağıtmak için bir plan önerdi. Üstelik öneri, Irak anayasasının federal bir yapıda şekillenmesine atıfta bulunuyordu çünkü Irak son çare olarak bölünmeye doğru ilerliyordu. Biden ve Leslie Gelb'in bu konuda ana savunması, Kürtlerin özerkliklerinden vazgeçmeyecekleri idi. 

2007 yılında Biden başkan adayı olurken, Senato, Federal Yapılanma lehine 75-23 oy kullanıldı. Biden ve Gelb, Bosna modelini federalizmin barışı teşvik etme fikrine başarılı bir örnek olarak göstererek Irak'ı bölmeye çalışmanın eleştirisini reddettiler. Biden, “Eğer ABD, Irak’ta federalizm fikrini rayına koymazsa, Irak’ta siyasi bir çözüme ulaşmak olanaksızlaşır ve bu olmadan da Washington kaosu geride bırakacağı için bölgeden ayrılamayacak” demişti.

“Biden, Mesud Barzani ve Celal Talabani ie sıcak ilişkiler geliştirdi”

Eski Başbakan Nuri El Maliki ile ilişkileri sert olsa da Biden, Mesud Barzani ve Celal Talabani de dahil olmak üzere Kürtlerle sıcak ilişkiler geliştirdi.

Eski ulusal güvenlik danışman yardımcısı Ben Rhodes'a göre, Biden ile Barzani arasındaki dostluk 20 yıldan daha eskiye dayanıyor. Biden, Barzani'nin tüm torunlarının ismini bile biliyor.

“Erdoğan, Biden’ın Kürtlere açık desteğini açık şekilde görmüştü” 

Joe Biden’ın 2014 yılında Türkiye’ye ilişkin sarfettiği, “Türkiye, Sünni cihatçılarda dahil diğer bazı gruplara Esad ile savaşmak için silah veriyor” sözleri Ankara’yı öfkelendirmişti.  Bu sözler Erdoğan’ı çok rahatsız etmiş ve Biden’ın Kürtlere olan desteğini açık bir şekilde görmesine neden olmuştu.

The International Interest dergisi bir yazısında, Biden’ın Barzani ve Kürdistan ile iyi ilişkiler sürdürmesi sayesinde, Obama’nın 2015 yılında Beyaz Saray'da Barzani'yi ağırladığını yazmıştı. Biden'in son yurtdışı gezisi sırasında Barzani, Davos'taki Ekonomik Forum'daki toplantıda onu "Kürt halkının dostu" olarak nitelendirdi.

Biden, Türkiye, Suriye ve Irak'taki Kürtleri savunmaya kararlıysa, Washington'un Ankara, Bağdat ve Şam'daki rejim ile ilişkilerinin karmaşıklıkları arasında dikkatlice ilerlemesi gerekiyor. 

Bundan dolayı başkanlık dönemi sona erene kadar Biden, başarılı olmak için Türkiye ve Irak’ı; Kürtler hakkında kendilerine yardım edebilecek bir ortak olarak görmeye ikna etmeli.

Çeviri | PeyamaKurd