image

PeyamaKurd - Kürtler, bugüne kadarki en büyük Kürt destekçisi olarak gördükleri Joe Biden’a büyük umutlar bağlamış durumda.

Biden, Barack Obama’nın yardımcısı olduğu dönemde, Kürtlerin içinde bulunduğu kötü durumla ilgili olarak endişelerini dile getirmekle kalmayıp dönem içinde Kürdistan Bölgesini 24 defa ziyaret etmiş ve Kürt liderlerle sıkı bağlar kurmuştu.

The Jerusalem Post yazarı Ofra Bengio “Büyük beklentiler: Kürtler ve Başkan Biden” başlığı ile kaleme aldığı yazısında, yeni ABD yönetimin Kürtlere olan tavrı ve  Kürtlere sempatisi ile tanınan Joe Biden’ın nasıl bir yaklaşım sergileyeceğini yorumladı.

Biden, Kürtlerin Irak’taki federal yapısını her zaman desteklemiş fakat bağımsızlıklarına karşı durmuştu. Ama Biden, 2017 yılında Kürdistan Bölgesi’nde gerçekleşen bağımsızlık referandumunda, “ABD’nin Kürtler için daha fazlasını yapabileceğini” dile getirmişti.

Biden’ın Kürtlere olan bu sempatisi, ona Türk medyası tarafından “Türkiye düşmanı” unvanını kazandırdı.

‘Kürtler Biden yönetiminden ne bekliyor?’

Tahmin etmek zor fakat Kürtlerin parçalanmaya yüz tutmuş bir Irak’ta kendi statülerine sahip olmak istemesi olabilir.

Kürtler 2017 yılının son baharına doğru, IŞİD yenilgisine güçlü bir şekilde katkı sağladıktan sonra, Bağdat ile arasında sorunlu olan bölgelerin yüzde 40’nı kontrol altına almış ve bağımsızlık referandumundan yüzde 93 gibi rekor bir oy alarak bir nevi “Kürt baharı” dönemini yaşamıştı.

Ancak tüm bu başarılar, Kürdistan Bölgesi bağımsızlık referandumunu ilan ettikten sonra Türkiye, Irak ve İran engeline takıldı. Bu ülkeler, referandumun ardından, Kürdistan ekonomisini yıkmak ve Kürt liderleri dize getirmek için el ele vermişlerdi.

Bu süreçte Trump yönetimi, müttefiki olan Kürtleri ilk başta yalnız bırakmış fakat daha sonra krizin bir şekilde atlatılması için yardımcı olmuştu.

“Benzer sorunlar bugün de mevcut”

Bugün de Kürdistan Bölgesi’nin karşı karşıya kaldığı önemli sorunlar mevcut. Bunlardan birincisi, tüm dünya gibi Kürdistan Bölgesi’ni de etkileyen yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgınına ek olarak, Bağdat ile yaşanan mali krizden dolayı ortaya çıkan sosyoekonomik problemler.

Bu problemin yanında Kürdistan Demokrat Partisi (KDP) ve Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) arasındaki sorunlar da göze çarpıyor.

Kürdistan Bölgesi’ndeki bir diğer önemli sorun ise, PKK’nin bölgedeki etkinliğini sağlamlaştırmak için girişmiş olduğu eylemler.

PKK’nin varlığı Kürdistan’da Türk üslerinin kurulmasını tetiklemekle kalmadı, Türk güçlerinin bölgeye yaptığı saldırılardan dolayı, güvenlik sorunlarını da doğurdu. Aynı şekilde İran, bölgedeki Amerikan üslerini hedef alarak başka bir sorun oluşturuyor.

Ama en önemli sorun ise Bağdat ile gelişmekte olan çetrefilli problemler. Ilımlı bir lider olarak görülen Başbakan Mustafa Kazımi’ye rağmen, Bağdat Hükümeti, Kürdistan Bölgesi’ni merkezi hükümete bağlama, bütçe konusunda sorunlar çıkarma ve Araplaştırma gibi çeşitli problemlerle Erbil için en önemli sorun olarak göze çarpıyor.

“Kürdistan, Orta Doğu’ya kıyasla istikrarın güçlü olduğu ülkelerin başında geliyor”

Kürdistan Bölgesi, karşılaştığı tüm bu sorunlara rağmen Orta Doğu’ya kıyasla istikrar ve güvenliğin güçlü olduğu bölgelerin başında geliyor.

Ekim 2019 yılında patlak veren Irak’taki gösteriler yaklaşık 700 kişinin ölümüne mal olmuş ve hükümetin değişmesine neden olmuştu. Fakat hükümet değişikliği gösterilerin sonlanması için yeterli olmadı.

Son haftalarda benzer şekilde Kürdistan Bölgesi’nde de devam eden kanlı gösteriler var, fakat yine de Arap tarafındaki gösterilere göre sönük kalıyor.

Sonuç olarak yönetilebilirlik açısından Kürdistan Bölgesi, Arap tarafına göre çok daha iyi işliyor.

“Gelecekte Biden’ın Kürdistan Bölgesi’ne karşı duruşu ne olacak?”

Biden’ın gelecekte kurulması hedeflenen bağımsız bir Kürt devletini destekleme olanağı  şimdilik gözükmüyor fakat Erbil ile Bağdat arasında çözülmemiş meselelerde (bütçe, tartışmalı bölgeler, anayasanın korunması vb.) adil bir anlaşmaya aracılık etmede çok önemli bir rol oynayabilir.

ABD’nin yeni yönetimi, Irak’taki geçmiş Amerikan deneyimlerini de göz önüne alarak, Kürdistan Bölgesi ile Bağdat arasındaki sorunların çözülmesine yardımcı olmakla beraber, stratejik-ideolojik ve istikrarlı bir Kürt bölgesinin sağlamlaştırılması için çaba göstermeye çalışacaktır.

Diğer yandan bölgede istikrarlı bir Kürdistan Bölgesinin neden var olması gerektiğini şu maddelerle sıralayabiliriz:

1) Kürtlerin çalkantılı Irak bölgesinde ABD’nin en güvenilir müttefiki olmasıdır. Bu durumun bariz örneği de, 2003 yılından bu yana tek bir Amerikan askerinin bölgede öldürülmediği gerçeğidir.

2) İdeolojik duruş olarak radikal İslamcı ve anti Amerikacı Irak’ın yanında, Kürtlerin bu eğilimlerden uzak bir geçmişe sahip olması Kürtlerin bölgedeki varlığını daha önemli hale getiriyor.

3) Kürt bölgesi petrol ve gaz açısından çok zengindir ve bu da oradaki Amerikan girişimleri için çok faydalı olabilir.

4) Amerikan güçleri Irak'tan olağandışı bir çekilmeyle karşı karşıya kalırsa, daha güvenli Kürdistan Bölgesine taşınmaları gerekebilir.

5) Kürt bölgesini desteklemek, hem İran'a hem de Türkiye'ye güçlü bir mesaj gönderiyor. Bu mesaj ile bu ülkelerin Irak'a girmeleri önlenebilir ve bölgedeki İran yanlısı güçleri zayıflatabilir.

Sonuç olarak, Biden’ın tüm iyi niyeti ve Kürt sempatisine rağmen, Kürtler için Amerikan çıkarlarını arka plana atıp atmayacağı ya da üç kollu Irak-İran-Türkiye baskısına direnip direnmeyeceği henüz belli değil.


Çeviri | PeyamaKurd 

 


Farklı konulardaki analizlerimize bu linkten ulaşabilirsiniz