image

PeyamaKurd - Ayn İsa’daki 7.000’e yakın insan, Türkiye destekli Suriye Milli Ordusu’nun (SMO)  gösterdiği şiddet olaylarından kaçıyor. Türkiye sınırındaki Tel Abyad'a (Girê Spî) 30 milden daha yakın olan bu küçük kasaba, aynı zamanda Irak'tan Halep’e ordan Suriye kıyılarına dek uzanan stratejik M4 karayolu üzerinde de bir düğüm noktasıdır. 

Al-Monitor yazarı Andrew Parasiliti, Ayn İsa’da yaşanan son gelişmeleri mercek altına alarak bu kasabanın, sona gelinen Suriye savaşında neden önemli olduğunu ele aldı. Yazar Ayrıca ABD-Türkiye ilişkilerine değinirken Rusya’nın da bölgede çıkarları olduğunun altını çiziyor. Diğer yandan Kürtlerin son durumunu da ele alan yazar Parasiliti bu çerçevede bazı yorumlarda bulunuyor.

Erdoğan, terörün kafasını ezeceğine yemin ediyor”

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ayn İsa’nın, Kürtlerin oluşturduğu Demokratik Suriye Güçleri’nin (DSG) kontrolünde kalmasına izin vermiyor. Çünkü Erdoğan, DSG’yi PKK’nin bir uzantısı olarak kabul ediyor ve onları da ‘terör listesinde’ görüyor.

Türkiye 2019 Ekim’inde, Suriye’deki Kürtleri bölgedeki önemli şehirlerden sürmek için ‘Barış Pınarı Harekatını’ başlattı. Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ile Avrupa Birliği (AB) de Türkiye gibi PKK tarafını terörist bir grup olarak görürken, Suriye Demokratik Güçleri’ni ise öyle görmüyorlar.

Daha önemlisi Kürtler, ABD'nin sahadaki en önemli partnerlerinden biri. Onlar, IŞİD’e karşı verilen savaşın ana anahtarlarından.

Erdoğan 17 Aralıkta’ki açıklamasında, DSG ve YPG’yi IŞİD ile bir tutarak, ”Bu katil sürüsü ortadan kaldırılıncaya dek mücadelemizi sürdüreceğiz" açıklamasını yaptı.

"Sadece an meselesi iddiası”

Türkiye, BM’nin garantörlüğünde Suriye muhalefeti arasında yürütülen müzakerelerde SDG'ye bağlı Suriyeli Kürt partilerinin yer alma çabalarını engelledi. Suriye’de, Türkiye savaşan SMO’nun komutanlarından biri olan Sultan El-Kanj yaptığı açıklamada, “Ayn İsa Suriye toprağıdır” dedi. YPG’ye atıfta bulunan SMO’lu Kanj, “ÖSO’nun, SDG'nin kontrol ettiği bölgelere girmesinin “sadece an meselesi” olduğunu iddia etti.

Putin hafif adımlarla ilerliyor”

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in de Ayn İsa'da hissesi bulunuyor. Bu ayın başlarında Moskova, kasaba çevresinde üç polis gözlem noktası kurdu. Ancak bu noktalar kötüleşen durumu gözlemlemekten öte, daha fazlasını yaptı. Çünkü gözlemevlerinin amacı, SDG ile Şam arasında ‘Türkiye tarafından kabul edilebilecek bir mutabakatı’ resmileştirecek bir anlaşmaya aracılık etmek.

Ancak SDG kaynaklarına göre bu noktada bulunan Kürtler, hiçbir yere gitmiyor. Putin, Suriye'deki sürtüşmeye rağmen Erdoğan ile iyi ilişkileri devam ettirmek istiyor. Ayn İsa ve ona yakın kasabalarda Türkiye'nin olası hamlesi karşın İdlib’de, bazı değiş-tokuşlardan bahsedilirken, bu da olmuyor. Bu noktada, Moskova’nın yapacakları iyi tahmin edilmeli.

Suriye ve İran güçlerinin sarsıntısı”  

Bu arada Suriye ekonomisi kötüleştikçe Suriye hükümeti; Türkiye, Türk destekli milisleri ile SDG’nin kontrolündeki bölgeler ile iş yapıyor. Ama bunların ekonomik bedeli yüksek. "Suriye rejim güçleri ve İran yanlısı milisler, Kasım 2017'de IŞİD’den kurtarılan Deyrizor ve Bukamal şehirleri arasındaki ana yol boyunca konuşlandırılan kontrol noktalarında yer alıyorlar.

Bu noktalar Suriyeli subaylar ve bu kontrol noktalarından sorumlu İranlı yetkililer için çok büyük miktarlarda para demek. Suriyeli aktivist Akin Ahmed, ”Sivillerin ve tüccarların para ödemeleri halinde beraberindeki mallar ile geçmelerine izin veriyorlar” diyor.

SDG, Biden'i siyasi cankurtaran hattı olarak görüyor” 

Rojava Özerk Yönetimi Dışilişkiler Sorumlusu Sinem Muhammed, Türk kanadından gelen baskılara yönelik, Joe Biden’i Kürt özerk yönetimini tanımaya çağırdı. DSG komutanı Mazlum Kobane de kasım ayındaki bir röportajında, Suriye’de bulunan ABD güçlerinin sayısının arttırılması çağrısında bulundu.

Erdoğan Suriye'deki “güvenlik koridorunun” Kürt güçlerin kontrolünde olduğunu biliyor ve Trump yönetiminin kalan üç haftada ilerlemeyi durdurmak için çok az şey yapacağını düşünüyor. Cumhurbaşkanı seçilen Joe Biden döneminde ABD-Türkiye ilişkilerinin yönü ise belirsizliğini koruyor. 

Güvenilir kaynaklara göre Biden ekibi, Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin taleplerini (KBY) bölgedeki düzen için muhtemelen dikkate alacak. Erbil’in, Türkiye ile iyi ilişkileri var ve ABD, YPG'yi PKK'nin hegemonyasından kurtarmak için Kürdistan Bölgesi Hükümeti'nin rehberliği ve desteğine güvenmeye devam edecek.

Erdoğan, Biden'e el uzatıyor”

ABD-Türkiye ilişkileri kapsamında açıklama yapan ve iyimser bir havda görünen Erdoğan, “Elimizi uzattığımız tüm dostlarımızla birlikte barış, adalet ve huzur için çabalarımıza devam edeceğiz” dedi.  

Bu arada Erdoğan, koronavirüs salgınıyla nasıl başa çıktıklarını anlatırken bundan gurur duyuyor. Ancak ekonomiyi desteklemek için kullanılan borç göz önüne alındığında, ileride potansiyel bir “tahribat” var görünüyor. ABD-Türkiye ilişkileri yeni dönemde en çok merak edilen siyasi konular arasında yer alıyor.

Çeviri PeyamaKurd 


 

Farklı çeviriler ve analiz sayfamıza bu linkten ulaşabilirsiniz: ÇEVİRİ ve ANALİZLER