image

PeyamaKurd - Pek çok kişi İsrail-Arap normalleşme adımını olumlu bir işaret olarak değerlendiriyor. Ancak bazı analistler, jeopolitik konumdan dolayı söz konusu yakınlaşmanın sağlıklı olmadığı kanaatine varıyor. 

Kürtler ve İsrail on yıllar önce ortak bir düşman tarafından hedef alındı. Bugün, Yahudi devletiyle uzun süredir yakın ilişkiler içinde olmakla suçlanan Iraklı Kürtler, İsrail'in tarihi anlamda uzun süredir düşman olduğu Arap ülkeleriyle dost olmasını izliyor.

The Times of Israel Yazarı Qassım Khıdır, “Kürtler, İsrail’in eski Arap düşmanları ile normalleşmesini izliyor” başlıklı bir yazı kaleme aldı. Khıdır yazısında, ‘kendi bağımsızlık mücadeleleri sırasında her zaman İsrailli "ajanlar" olarak şeytanlaştırıldıklarını dile getiren Kürdistan Bölgesi’ndeki pek çok kişi için söz konusu durum için geç kalınmış‘ yorumunda bulunuyor.

“Kürtler ve Yahudiler arasında duygusal bir bağ var” 

Söz konusu diyalog ve normalleşme adımları, Filistinlilerle barış yapana dek İsrail'i tecrit etmeye ve boykot etmeye yemin eden Arap ülkeleri için hızlı bir dönüş manevrası oldu. 

Kendi bağımsızlık mücadeleleri sırasında her zaman İsrailli "ajanlar" olarak şeytanlaştırıldıklarını dile getiren Kürdistan Bölgesi’ndeki pek çok kişi için söz konusu durum için geç kalınmış yorumunda bulunuyor.

Bölgenin başkenti Erbil'de yaşayan 38 yaşındaki İngilizce öğretmeni Himdad Najat, "Arap ülkeleri İsrail ile normalleşiyor. Ama ikimizin de yaşadığı adaletsizlikler nedeniyle Kürtler ve Yahudiler arasında duygusal bir bağ var" diyor.

Kürtler Irak, İran, Suriye ve Türkiye'de oldukça büyük topluluklar oluşturuyorlar ancak bu ülkelerde uzun süredir zulüm gördüler ve kendilerine ait bir devletleri yok. Yahudiler de yüzyıllarca kötü muameleyle karşı karşıya kalmışlardı ve 1948'de İsrail kurulana kadar kendi devletleri yoktu.

Önemli bir not: Yahudiler İsrail'e gitmek için Irak'tan kaçtıklarında, bunu genellikle Kürt bölgesi üzerinden yaptılar.

"İsrail, Kürtlerin bağımsızlık referandumuna destek verdi"

Arapların İsrail'e yönelik düşmanlığı yoğunlaştıkça Tel Aviv, devlet Orta Doğu'daki Arap olmayan halklara ulaşmaya çalıştı.

İsrail kendisi gibi zulüm gören ve Bağdat'taki merkezi hükümete karşı çıkan Iraklı Kürtlerle bir bağ kurdu. İsrail daha sonra Saddam Hüseyin rejiminin 1980 ve 1990 yılları boyunca acımasız askeri saldırıları altında ezilen Kürtlere insani ve askeri yardım tedarik etti. 

2017'de İsrail, (ABD’nin de dahil olduğu) Erbil'in müttefiklerinin oylamaya karşı çıkmasına rağmen, Kürdistan Bölgesi’ndeki bağımsızlık referandumuna destek verdi. 

Referandum öncesinde Kürt aktivist Nabaz Raşad hevesle bağımsızlık için kampanya yürüten isimlerden biri idi. Irak ve diğer ülkelerdeki Arap arkadaşlarının çoğu, bir Kürt devletinin “Orta Doğu'da ikinci bir İsrail" olacağını iddia ederek Raşad’ın çabalarını eleştiriyordu.

AFP'ye konuşan Raşad referanduma ilişkin, ”Desteklememeleri tamamen ikiyüzlülük. Bağımsızlığın onca yıldır çatışmalardan dolayı parçalanmış bir bölge olan Orta Doğu'ya istikrar getireceğini umuyorum. Ayrıca bir Kürt olarak Kürtlerin bir gün kendi devletlerine kavuşacakları umudu bize umut veriyor”sözlerini dile getiriyor.

“İsrail Bağdat’ta büyükelçilik açarsa, Erbil’de konsolosluk açılır”

Kürdistan Bölgesi  hali hazırda  özerk bir bölge olarak yönetiliyor. Kendi güvenlik güçlerine sahipler ayrıca komşu İran, Türkiye ve Suriye ile kendi kara sınırlarını yönetiyorlar.

Kürt Parlamentosunun Dış İlişkiler Komitesine Başkanlık Rebwar Babakye, Irak'ın bölgesel barışı artırması için İsrail ile ilişkilerini normalleştirmesi gerektiğini belirtiyor.

AFP’ye konuşan Babakye, "Ne kadar erken olursa o kadar iyi. İsrail, bilimsel ve teknolojik araştırma söz konusu olduğunda bölgede lider ülke olduğu için, Arap ülkelerinin değişim programları yoluyla bilimsel ve akademik araştırmalar geliştirmelerine yardımcı olabilir” diyor. 

Yasalar gereği dış politikayı Irak yönetiyor. Bunun için Erbil Bağdat’a bağlı kalıyor. Babakye, "Yarın Bağdat'ta bir İsrail büyükelçiliği açılırsa ertesi gün Erbil'de da konsoloslukları açılacak" yorumunda bulunuyor.

Analist Hiwa Othman ise, tarihi bağlantılarına rağmen İsrail ile Iraklı Kürtler arasında yakınlaşma olasılığının olmadığını iddia ediyor.

“Kürtlerin artık bir aracıya ihtiyacı yok”

Kürtler yıllarca, süper güç ABD’ye ulaşmak için İsrail ile bağlantılarını güçlendirmeye çalıştı. 

Othman AFP'ye verdiği demeçte, "Bugün ABD, Erbil'de ve Kürtlerin artık bir aracıya ihtiyacı yok. Bundan dolayı İsrail ile ‘başka ülkeler ile bağlantı kurma konusunda’ siyasi bir ilişkiye sahip olmaları gerekmiyor" diyor. 

Othman ayrıca, Iraklı Kürtlerin, hem Erbil'de önemli bir etkiye sahip olan hem de hem Kürt bağımsızlığına hem de İsrail'e karşı çıkan Türkiye ve İran ile hassas bağları yönetmesi gerektiğini de sözlerine ekliyor.

Washington Yakın Doğu Politikaları Enstitüsü'nden Bilal Wahab ise şu yorumda bulunuyor: 

“İsrail’in Kürtlerle bağları hali hazırda büyük diplomatik ilişkilere kıyasla daha zayıf görünüyor. İsrail, BAE ve Bahreyn ile normalleştiğine göre şimdi Sudan ile Kürtlere değil Suudi Arabistan’a yöneliyorlar. Bu ilişkinin iyi günleri geçmişteydi, gelecekte değil."