image

PeyamaKurd - Çin’de başlayıp neredeyse tüm dünyayı etkisi altına alan ve bir çok kimsede korkuya yol açan yeni Koronavirüs gündemi meşgul etmeye devam ediyor. Prof. Dr. Muzaffer Bahçıvan virüse ile ilgili PeyamaKurd’ın sorularını yanıtladı. Bahçıvan: “Hastalığın virüse etkili bir tedavisi yoktur. Hastanın genel durumuna göre gerekli destek tedavisi uygulanmaktadır” diyor.

Koronavirüs nasıl bir hastalık? Hastalık hakkında genel bir bilgi verebilir misiniz?

Yeni Koronavirüs (2019-nCoV), ilk olarak Çin’in Vuhan Eyaleti’nde Aralık ayının sonlarında solunum yolu belirtileri (ateş, öksürük, nefes darlığı) gelişen bir grup hastada yapılan araştırmalar sonucunda 13 Ocak 2020’de tanımlanan bir virüstür. Hasta bireylerin öksürmeleri ile ortama saçılan damlacıkların solunması ile bulaşır. Hastaların solunum parçacıkları ile kirlenmiş yüzeylere dokunulduktan sonra ellerin yıkanmadan yüz, göz, burun veya ağıza götürülmesi ile de virüs alınabilir.

Kirli ellerle göz, burun veya ağıza temas etmek risklidir. Hastalık, Çin dışında Güney Kore, İtalya, İran en sık etkilenen ülkerlerdir. Ancak neredeyse dünyanın yarısında korona vakaları tespit edilmiş ve buna bağlı ölüm bildirimleri olmuştur. 2019 yeni Koronavirüs tanısı için gerekli moleküler testler Türkiye’de mevcuttur. Tanı testi sadece Türkiye Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü Ulusal Viroloji Referans Laboratuvarında yapılmaktadır.

Türkiye için nasıl bir risk söz konusu, hangi iller en çok riski taşıyor?

Türkiye’de Sağlık Bakanlığı bildirimlerine göre yeni Koronavirüs (2019-nCoV) hastalığı henüz (2 Mart 2020 itibariyle) saptanmamıştır. Ancak  sınırımızın olduğu İran gibi vakaların yoğun görüldüğü bir ülkeden Türkiye’ye de her an virüsün yayılma riski mevcuttur. Nitekim İran yanında Irak, Ermenistan, Gürcistan, Yunanistan gibi komşu ülkelerde vakalar tespit edilmiştir. Başta İstanbul, Ankara gibi uluslararası yolcu trafiğinin yoğun olduğu illerde bulaşma riski daha fazladır. En riskli iller ülkeye dışarıdan giriş çıkışların olduğu yerlerdir.

Hastalık öncesi koruma amaçlı neler yapılabilir? Tavsiyeleriniz nelerdir?

Akut solunum yolu enfeksiyonlarının genel bulaşma riskini azaltmak için, el temizliğine dikkat edilmelidir. Eller en az 20 saniye boyunca sabun ve suyla yıkanmalı, antiseptik ya da antibakteriyel içeren sabun kullanmaya gerek yoktur, normal sabun da yeterlidir.

Eller yıkanmadan ağız, burun ve gözlerle temas edilmemelidir, hastalar ile temastan kaçınılmalıdır. Herhangi bir viral solunum yolu enfeksiyonu geçirmekte olan kişinin öksürme veya hapşırma sırasında burun ve ağzını tek kullanımlık kağıt mendil ile örtmesi, mümkünse kalabalık yerlere girmemesi, eğer girmek zorunda kalınıyorsa ağız ve burnunu kapatması, mümkünse tıbbi maske kullanması önerilmektedir.

Tedavi süreçleri nedir? Ne kadar sürüyor?

Hastalığın virüse etkili bir tedavisi yoktur. Hastanın genel durumuna göre gerekli destek tedavisi uygulanmaktadır. Bazı ilaçların virüs üzerindeki etkinliği araştırılmaktadır. Ancak şu an için virüse etkili bir ilaç yoktur.

Peki en çok hangi yaş grubu büyük risk altında?

Elde edilen veriler doğrultusunda ileri yaş ve buna bağlı eşlik eden hastalığı (astım, diyabet, kalp hastalığı gibi) olanlarda virüsün ağır hastalık oluşturma riski daha yüksektir. Bugünkü verilerle hastalığın %10-15 olguda ağır seyrettiği, yaklaşık %2 olguda da ölümle sonuçlandığı bilinmektedir.


NOT: Türkiye Sağlık Bakanlığı bilgi kirliliğinin önüne geçmek için, sağlık çalışanlarına gönderdiği genelgede ağlık bakanlığının bilgilendirmesinin esas alınması istenmiş, bu röportaj da bu bilgiler doğrultusunda yapılmıştır.