image

PeyamaKurd - Gelecek Partisi Şırnak il Başkanı Şahin Sulhan ve Milli-Muhafazakar İbrahim Kalhan, NETEWTV’de Zeynep Cager'in sorularını yanıtladı. 

Milli-Muhafazakar İbrahim Kalhan sorulara verilen yanıtta şu ifadeleri kullandı: “Kürtler sürekli bir harbin içindeydi. Ta Selahaddin-i Eyyubi zamanından beri sürekli ümmetçi, hilafet yanlısı bir savaşın içindeydik. Sivas Kongresi’nde, Kemalist sistemin temeli oluşturuldu. Bugün şunu sormak istiyoruz, şuan Kürtler ne istiyor, onların ne istediğini biliyor muyuz. Bugün Kürtlerin kepini önüne koyup düşünme vakti gelmiştir.” 


Kürt partileri çok mu kötü ki, sizler Türk partisinde yer alıyorsunuz? 

Şahin Sulhan: “Ben Türkiye’de bir Kürt partisi olmadığına inanarak bu cevabı vereceğim. Türkiye’de bir parti 40 yıldır Kürtler için mücadele ettiğini söylüyor ama Kürtler için mücadele eden bir parti bugün maalesef gelinen noktada ne Türkler ne Kürtler ne de bu memleket için hizmet etmiştir.” 


Kıbleniz Ankara ama kazanımız ne olacak? 

Sulhan: “Evet kıblemiz Ankara’dır. Türkiye’deki tüm sorunlarımız Ankara’da çözülüyor. Biz de halkımızın milletimizin sorunlarını çözmek için Ankara’dayız.” 


Sivas Kongresi’nde Anayasal sistemin yazıldığı yerdi. Bu dönem sonrası Kürt mebuslarımız için idam kararı alındı. Bütün bunlar olurken bizler ne yapıyoruz? 

İbrahim Kalhan: “Nerden tutarsanız tutun elinizde kalan bir durum var. Kürtlerin en büyük sorunu kendi içindedir, kendi içimizdeki sorunları çözersek birbirimize yardımcı olabiliriz. Kürtler sürekli bir harbin içindeydi. Ta Selahaddin-i Eyyubi zamanından beri sürekli ümmetçi, hilafet yanlısı bir savaşın içindeydik. Sivas Kongresi’nde, Kemalist sistemin temeli oluşturuldu. Bugün şunu sormak istiyoruz, şuan Kürtler ne istiyor, onların ne istediğini biliyor muyuz. Bugün Kürtlerin kepini önüne koyup düşünme vakti gelmiştir. Milletimize sormak lazım 1919 ile 1925 yılları arasında ne oldu.”  


Ahmet Davutoğlu, Anayasa sıfırdan yazılmalıdır dedi. Eğer bir Anayasa yazılacaksa, İstiklal Mahkemeleri yeniden açılacak mı, atalarımızın yattığı yerler bize verilecek mi, Kürtlerin Anadil de eğitim ve anayasal hakları olacak mı, Kürtler etkin bir halk olarak kabul edilecek mi? 

Sulhan: “Parti programımızda yazıldığı gibi, biz Türkiye’de sivil bir anayasa talep ediyoruz. İkincisi Kürtçe’nin kullanılması ve öğretilmesini yani devlet bu dili hem kullanmak hem öğretmekle yükümlü olması gerekiyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Dersim katliamında dolayı özür diledi, peki Şeyh Said kıyamından dolayı neden özür dilemedi. Bir Kürt olarak 95 yıl önce idam edilen Şeyh Said’in mezarının nerede olduğunu ben de talep ediyorum. Bugün bir sivil anayasa ile Kürt sorununun çözüleceğini inanıyoruz. Yazılacak bu anayasada Kürt dili olacaktır.” 


Referandum döneminde ilk parmak sallayan Erdoğan, şunu demişti, kapıları kapatırız, açıktan ölürsünüz” dedi. Bu açıklama sonrası su fiyatı alanın benzin 15 misli arttı, ekonomi çöktü. Şimdi  bunu oturup düşünmek gerekmiyor mu? 

Sulhan: “Barzanilerin tarihine baktığınızda Türklere hiçbir zaman dokunmamışlardır. Bu açıklamalara rağmen Barzaniler soğuk kanlılığını koruyarak, Türkiye’ye barış ellerini uzatmışlardı. Gelecek Partisi bugün iktidarın yanlış politikalarından dolayı doğmuştur.”  


Sizler Gelecek Partisi olarak Kürtlerin bu sorunlarını çözmek noktasında Kürtlere bir teminat verdiniz mi? 

Sulhan: “Biz Kürt sorununun varlığından kaynaklanmadığını, sorunun devlet aklına yüklenen korkularından, sistemin hatalarından kaynaklandığını parti programımıza koyduk. Bu ne demektir, yani devlet Kürt sorunu konusunda korkmayacaktır. Ben Kürt sorununu çözeceğim ki Kürt kardeşlerimle birlikte bu ülkenin büyümesi için çalışacağız. Gelecek Partisi bunu parti programına koyması en büyük teminatıdır.” 


Davutoğlu, Kürt sorunu konusunda açıklamalar yapmıştı ama tırnak içinde ‘Geleneğimize bağlı kalmak şartıyla’ demişti. Burada ne demek isteniyor? 

Sulhan: “Davutoğlu, AK Parti geleneğinden gelmemiştir. Bir dönem orada görev yapmıştır, fikirlerini söylemiştir. Biz geleneklerimizden bahsederken, bu halkın bin yıllık eşitlik ve adalet içerisinde geleneklerimize bağlılık olarak görüyoruz. AK Parti, dün Kürdistan’ın Başkanı diye sayın Barzani’nin elini kaldırırken, referandumda kapıları kapatırım diyen bir Erdoğan var. Burada Davutoğlu’nun vurgulamak istediği bizim bin yıllık geleneklerimizdir, asla bu söylemin bir siyasi hareket ve parti ile bir alası yoktur.” 


Kuzey Kürdistan bölgesinde milliyetçi akım güçlü mü, Davutoğlu milliyetçi kesimi arkasına almalı mı, bu nasıl bir kazanım olur bu süreci nasıl değerlendiriyorsunuz? 

İbrahim Kalhan: “Bu duruma bir Kürt milli ve muhafazakâr olarak baktığımızda bir bütün olarak bakmamız lazım. Bugün Gelecek Partisi, milliyetçi ve muhafazakar bir açıyla bir Türkün hakkı neyse bir Kürdün de hakkı o kadar olmalıdır anlayışı ile bakıyor. Biz birbirimizin canını çok acıtmış iki milletiz. Önce bu gerçekçiliği görelim. Bir kimliğin arkasına saklanarak bu iki millet birbirine çok kırdırılmış ve pamuk ipliğine bağlı bir birliktelik söz konusu. Bunun çözümüne samimi miyiz önce bunu görmek lazım. Bu bölgeden insanlarımızla bir araya gelsinler, bizi bir dinlesinler, önce bunların samimi olduğuna inanalım. Önce silahlar sussun ki sesimiz çıksın. Bu problemle yüzleşmeyene kadar bu mümkün değildir. Kürtlerin şuan milli ve muhafazakar bir adrese ihtiyacı vardır. Yani artık benim partime gelin süreci bitti. Artık senin partine gelmem için sen bana ne vereceksin düşüncesi var, Kürtlerin gözü açıldı.