image

PeyamaKurd – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, ABD ziyaretinin yankıları hala devam ediyor. 

The New Yorker'da Robin Wright imzasıyla yayımlanan makalede, 60 yıl sonra Türkiye'nin artık sadece ismen bir müttefike dönüştüğü tespitinde bulunuluyor.

Yazar Wrighty yazısında Trump, çarşamba günü bir yandan Kongre'deki azil oturumları ile uğraşırken, diğer yandan Türk mevkidaşı Recep Tayyip Erdoğan'ı iş birliği yapmaya ikna etmeye çalışıyordu diye belirtiyor.

The New Yorker'da Robin Wright imzasıyla yayımlanan makalede şu ifadelere yer veriliyor:

Gazetecilere, yanında duran Erdoğan'ı kast ederek "Uzun zamandır arkadaşız" diyen Trump, "Cumhurbaşkanının büyük hayranıyım" diye de ekledi. İsmini pek çok kez yanlış telaffuz etmesi bir yana. 

‘Türkiye giderek küstahlaştı’

Erdoğan yönetimi altında Türkiye; ABD'ye, hatta Batı'ya kafa tutma konusunda giderek küstahlaştı. Son yıllarda ABD'li yetkililer, Türkiye'nin güney sınırı boyunca IŞİD'e katılmak isteyen cihatçılara geçiş olanağı verdiğinden şikayet ediyor. Sonra Türkiye, IŞİD'i yenen ABD destekli Kürt güçlerle savaşmak için Suriye'ye müdahale etti.

Türkiye, Rusya ile de askeri açıdan sıkı fıkı oldu. İran ile iş birliği yaptı ve devlet kontrolündeki bankası, ABD'nin yaptırımlarından kaçmak için milyar dolarlık İran dolandırıcılığına karıştı. İçeride, Erdoğan gücünü pekiştirmek için muhaliflerini, medyayı, iş insanlarını, akademisyenleri ve hatta kendi ordusunu ezdi.

Obama Yönetimi'nde Dış İlişkiler Konseyi'nde kıdemli uzman olarak görev yapan Phil Gordon, "Türkiye'nin artık sözde bir ABD müttefikinden fazlası olup olmadığını sormak gerekir" yorumunda bulunuyor.

Phil Gordon’un ifadeleri şu şekilde yer alıyor:

"10 yıl önce, Türkiye'yi ABD ve Batı'ya yönünü çevirmiş, ekonomik açıdan büyüyen, reformdan geçen ve demokratikleşen, askerin politikadaki etkisini yok eden, Avrupa Birliği üyeliği kovalayan, Afganistan'dan Balkanlara kadar ABD ile NATO'da birlikte çalışan bir ülke olarak gördük. Ancak son yıllarda, Türkiye aksi istikamete gitti. Türkiye, hala ABD için potansiyel önemli bir ortak ancak ABD'nin ortak değer ve çıkarlara dayalı 'model ortaklık' konseptine ilham veren o günleri geride kaldı.”

1960'lardan bu yana, NATO'nun batı ve doğu kanadını temsil eden bu iki devlet, Sovyetler Birliği ya da aşırıcılık gibi ortak tehdit alanlarında ortak değerleri paylaşıyordu. Artık paylaşmıyorlar. En çok tartışılan konulardan biri, Erdoğan'ın Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması.

Başka hiçbir NATO üyesi ülke, Rus askeri malzemesi satın almıyor. NATO'nun kurulmasındaki Moskova karşıtlığının rolü biliniyor.

‘Mazlum 11 bin askerini kaybetti, o önemli bir figür’

ABD ile Türkiye arasındaki derinleşen stratejik bölünme kendini en fazla SDG Genel Komutanı General Mazlum Kobane konusunda kendini gösteriyor.

ABD için Kobane, son beş yılda IŞİD'i yenilgiye uğratma mücadelesindeki en önemli figür.

Mazlum, 70 ülkenin bulunduğu, ABD'nin öncülük ettiği 70 ülkeli koalisyonla iş birliği içinde yürütülen savaşta 11 bin askerini kaybetti. Trump, geçen haftalarda iki defa Mazlum ile konuşarak onu övdü.

Erdoğan ise, ortak basın toplantısında Mazlum'a terörist dedi. ABD ve Türkiye aynı zamanda Fetullah Gülen konusunda da anlaşmazlık içinde.