image

PeyamaKurd - Adı birçok kötü iş ve kaçakçılık faaliyetleri ile sık sık gündeme gelen Kürdistan Yurtseverler Birliği (KYB) Eski Eş Başkanı Lahor Şeyh Cengi Talabani’ye dair yeni iddialar ortaya atıldı.

Kürdistan Bölgesi’nde yayın yapan Diplomatic Medya, Lahor Talabani’nin Süleymaniye’de bulunan Lalezar Otelinin bodrum katına 20 ton altın sakladığını ve altınlarla beraber fazla miktarda paranın da bulunduğunu iddia etti.

Diplomatic Medya’nın haberine göre ele geçirilen altın ve paraların kısa bir süre önce Bafel Talabani ile siyasi sürtüşmeye giren ve YNK’den kovulan Lahor Talabani ile çevresine ait olduğu söyleniyor.

“Otel yetkilileri Bafel’in yanına gelerek gerçeği itiraf ettiler”

Bilindiği üzere Bafel Talabani, Lahor Talabani ile siyasi sürtüşme yaşamış bunun üzerine ise Bafel tehdit mahiyetinde, “Elimde çok belge var, açıklarsam kötü olur ondan dolayı terk et ve git” sözlerini dile getirmişti. Lahor’a ait altınların otelin altından çıkmasının altında Bafel’in kullandığı bu benzeri sözlerin yattığı tahmin ediliyor.

Kürdistan Bölgesini terk etmesi gereken Lahor’un ise bu tehditlerden dolayı terk etmediği ve daha birçok şeyi sakladığı düşünülüyor.

Habere göre Bafel Talabani kısa bir süre önce otele giderek oradaki yetkililere böyle bir şeyin mümkün olup olmayacağını bizzat sorumuş otel yetkilileri ise “söz konusu şüpheyi kesin bir dille” reddetmişlerdi. Süleymaniye’nin Serçınar tepesinde bulunan Lalezar Oteli, daha önce Lahor Talabani ve kardeşlerinin yönetiminde idi.

Ama daha sonra gerçeğin ortaya çıkacağından korkan otel yetkilileri Bafel Talabani’nin yanına giderek her şeyi açıklamış Lahor’un çevresinden uzaklaştıklarını dile getirmişler.

Otel yetkililerinin gerçeği anlatması üzerine büyük ihtimalle Bafel Talabani ve YNK’ye bağlı emniyet güçleri ile Anti-Terör birliklerinden 300 kişilik bir grup, Lalezar Otelinin çevresini kimsenin müdahale edemeyeceği şekilde çevirmiş ve kontrol altına almış durumdalar.

Lahor Talabani ise yaşanan gelişmeler hakkındaki sessizliğini bozmuyor. Görünen ki Lahor kendisini büyük bir korku ve tehdit altında hissediyor.

“Sadece 20 ton altın değil, daha birçok şey saklanmış olabilir…”

Güneyde sadece bir otelin altında bulunan 20 ton altının piyasa değeri paha biçilemezken, Güneyde daha kaç otelin ya da malikanenin altına nelerin kimler tarafından kaçırılarak yerleştirildiğini akıllara getiriyor.

Güneyli bazı yetkililerin, “Biz ve diğer parçadaki Kürtler kardeşiz ama ortak değiliz” sözü meğer diğer parçadaki Kürtlerin altın ve malikanelerinden haberleri olmasın, Kürtlerin kazanımlarını çalmanın bedelini ödemesinler diye söyleniyormuş.

Kürt kamuoyu şunu iyi bilmelidir ki, Kürtlerin kazanımları ve geleceği üzerine basılacak bir merdiven değildir. Hiçbir şahıs o merdivene basarak Kürt milletini kendi kötü emellerine alet edemez.

Lahor Talabani ve onun gibileri, Kürt milletinin kara bataklığı ve Kürt mafyacılığının en kara örneklerinden sadece bir tanesidir. Buna artık taviz vermeyen Kürdistan Bölgesi Hükümeti, birçok şeyin de farkındadır ve gün geçtikçe bu ve benzeri olayların üzerine giderek iyi bir yönetim anlayışı sergilemektedir.