image

ABD'deki ırkçılık karşıtı gösterileri takip etmekten geri kalmayan Türk medyası, kendi başkentinin ortasında yaşanan "Kürt Barışın" ırkçı  cinayetini babasının açıklamasından önce neden görmedi? 


PeyamaKurd - Türkiye'de ana akım medya "Kürtçe,Kürt,Kürdistan" kavramının vermiş olduğu ırkçı reaksiyonlarla ilgili yaşanan cinayetleri "Ezan, sözlü tartışma, yolda geçerken dur ihtarına uymadı" kalıbına indirgeyerek, sistemin sürekli bir şekilde körüklediği "ırkçılık realitesini" farklı bir döngü üzerinden hareket ettiriyor. 

Dün Türkiye’nin başkenti Ankara’da yaşanan Barış Çakan cinayeti birçok açıdan yorumlanmaya müsait sosyolojik bir hadisedir. Bilindiği gibi Türkiye’deki iç göç meselesinin çoğunluğunu oluşturanlar Kürtlerdir. Bu göç meselesi de genelde getto semtlere yerleşen ailelerin ideolojik çatışmalarına imkan tanıyan bir araçtır. 

“Alt kimlik-üst kimlik çatışması”

Yerleşim sonucu iç içe geçen ve yaşam süren sakinler, her ne kadar eşit ve kardeş gibi görünse de en kötü durumda ‘alt kimlik-üst kimlik’ mekanizması devreye girebilmektedir. Barış’ın ailesi yaptığı açıklamada oğullarının namaz kılmak için evden çıktığını ve araçta sesli müzik dinleyen 3 kişiyi uyarması sonucu, bu şahıslar tarafından öldürüldüğünü belirtti. 

Araçta bulunan 3 kişinin Türk. Barış ile aynı mahalleden arkadaş olma olasılıkları da var. Bu cinayet belki de ideolojik bir çatışmanın patlamasıydı. Çünkü Türkiye’de bulunan herkes bilir ki ‘Ezan okununca müzik sesi kısılır, kısmayanlar da uyarılır. Uyarılan kişi de ya uyar ya da uymaz. Ama bugüne kadar bu hadisenin benzeri olarak kimse öldürülmemiştir. 

Ankara'da yaşanan bu cinayet sosyal medyada yayılmasa ne ne ülkenin uluslararası haber ajansı Anadolu Ajansı (AA) ne ana akım ne de yandaş medya burnunun dibindeki cinayeti haber yapmayacaktı. Belki yerel medya yapacaktı onu da bu biçimde vermeyecekti. 

Fakat Barış’ın babası açıklama yaptıktan sonra ne hikmetse ana akım medya haberi servis etmeye başladı. Aslında bu durum şunu gösteriyor: “İşin içinde Kürtçe ya da ırkçı bir ölüm varsa susun. Ama yakınları tarafından olay farklı anlatılıyorsa koşun.’  

Barış cinayetinin bir nebze de olsa aydınlatılması vesile olan Kürtlerin sosyal medyada tepkilerdi. Barış Çakan cinayeti Twitter’da ses getirmese ne valilik açıklama yapmak zorunda kalacaktı ne de Türkiye İçişleri Bakanlığı. 

Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı, olaydan 1 gün sonra Barış'ın Kürtçe'den değil "Ezan sesine saygısızlık yapan" kişileri uyarması sonucu öldürüldüğü açıklamasını yaptı. Fakat Barış’ın durumu Twitter'da tepkilere neden olmasa valilik de bakanlıkta açıklama yapmayacaktı. 

Türk öğretmenden "iyi yapmışlar" paylaşımı 

Peki buna ne demeli? 

Türkiye'de, Kürtler ve Kürtçeye yönelik her saldırı cezasız kaldığı için ırkçılık yapmak kadar tehlikesiz bir eylem bulunmuyor. İşin garip tarafı ‘Kürtçe müzik dinlediği için öldürüldü’ tepkileri dolaşırken Türklerin çoğunluğundan ses çıkmadı. 

Hatta Barış'ın öldürülmesine ilişkin, “İyi yapmışlar:)" şeklinde ırkçı bir yorum yapan Türk öğretmen N.Ö de hafızalara kazındı. Bu paylaşımının ifşa edilmesi üzerine N.Ö, tweetini sildi ve profil adını değiştirdi. 

Kendisine öğretmen diyen bu kişinin profilinde ‘herkes için eşitlik’ yazıyordu. Fakat o herkesin içinde Kürtler, hiçbir zaman yer almadı.  Çünkü Kürdün ölümü onun zihniyetinde olanlar için normaldi. 

Peki bu öğretmen ve onun gibi milyonlarca Türk'ün zihninde bu ırkçılık silindi mi?

Elbette hayır. Ezan açıklaması daha piyasada yokken bu tip yorumların gelmesi aslında önemli bir olgudur. Çünkü, Kürtçe hala zihinlerde canavarlaştırılmış bir kavramdır. 

Bu üzücü hadise Kürtler tarafından farklı bir pencereden okunmalıdır. 

Kürtlerin üzerine düşen anadillerini koruyup sahip çıkarak evinde, arabasında, metroda, yolda, sporda her yerde sadece ‘Kürtçe nedeniyle öldürülenler ve suçsuz yere tutuklananlar için Kürtçe müzik dinlemeli, desteklemeli, en önemlisi ırkçılara rağmen Kürtçe kitaplar almalı, okumalıdır. 

Olay her ne kadar ‘ezandan’ dolayı olsa da Kürtler, ırkçılık yapan ve medeniyetsizce davrananlara halkların kardeşliği ile değil bu yöntemle en güzel cevabı vermelidir. 

George Floyd için ABD’yi topa tutanlar ile burunlarının dibinde neredeyse her gün yaşanan benzeri olayları görmemeleri samimiyetten uzak duruyor.