image

PeyamaKurd - PYD yetkilisi Salih Müslim’in yeğeni olduğu iddia edilen ancak PeyamaKurd’un PYD yetkililerinden edindiği bilgilere göre Salih Müslim ile akrabalık bağı bulunmayan Mahmud Dalya Müslim’in 15 Temmuz tarihinde Mersin’de teslim olduğu belirtildi. Dalya Müslim’in sözde teslim olmasının ardından henüz ayrıntılar belli değilken malum teşviklerle babası tarafından yapılan, “Kızımı, Kürdistan Bölgesi yetkilileri MİT’e teslim etti” şeklindeki algısı söz konusu hadiseyi bu noktalara taşıdı. 

Daha resmî açıklamalar gelmeden, olayın ne olduğu bilinmeden yapılan bir açıklamaya binaen hemen sosyal medyada propaganda başlatan ‘malum kesimlerin’ amacının ne olduğunu birçok kişi biliyor. Twitter üzerinden 'Barzaniler ihanetçi, Barzaniler MİT ile çalışıyor ve teslim etti’ şeklinde koparılan yaygaralar tamamen abesle iştigaldir. 

PKK medyasının, “KDP, Salih Müslim’in yeğenini (Dalia Mahmud Müslim’i MİT'e teslim etti” haberleri, bu medyadaki baş kalemşorlarının olaya balıklama atlayarak KDP’ye hakaret etmeleri ve asparagas haberlere inanan binlerce Kürt kardeşimizin bulunması, aslında Kürt halkının içinde bulunduğu acıklı durumu da bir şekilde özetliyor.

Dalya Müslim olayına ilişkin Salih Müslim’e ulaşan kaynaklar, “Henüz tam bilgim yok, sanırım babasının bir açıklamasından dolayı olay bu noktaya geldi” şeklinde beyanat verdi. PeyamaKurd’un PYD’in bir müşavirinden edindiği bilgilere göre ise Salih Müslim’in Dalya Müslüm ile herhangi bir akrabalık bağının bulunmuyor. 

“Kürdistan Hükümeti: Konuyla hiçbir alakamız yoktur” 

Kürdistan Bölgesi Hükümeti de karalama kampanyalarına ilişkin resmi bir açıklama yaparak şu sözlere yer verdi: “Viyan Şervan kod adlı Dalya Mahmud Müslim, YPJ saflarından ayrıldıktan sonra, YPG’li Tolhildan kod adlı Selam Ramazan Muhammed isimli Bitlis kentinden olan gençle gönül ilişkisi yaşamış ve birlikte kaçmaya karar vermişlerdir. Selam, 9 Temmuz 2020 tarihinde kendi isteğiyle Türkiye’ye dönmüş daha sonra da Dalya Mahmud Müslim, Selam’la irtibata geçmek için 14 Temmuz 2020’de Türkiye’ye kaçak yollarla girerek Mersin’de Türkiye polisine teslim olmuştur. Dolayısıyla Kürdistan Bölgesi’nin bu konuyla hiçbir ilgisi yoktur.” 

Olayın 'Barzaniler üzerinden' karalama metasına dönüştürülmesi sistematik bir çalışmanın ürünüdür. Emin olun ki; Barzaniler birilerini teslim etmeye kalksa Dalya Mahmud’tan daha fazla iş görecek kişilerin bilgilerine sahiptir. Ama Barzaniler o kadar aciz değil. Sadece bazı kesimlerin öyle yansıtmaları sonucu zihinlere öyle işlenmiş durumdalar. 

PKK çevresi var olduğundan bu yana her olayı ‘Barzani ve KDP kanadına’ bağlayarak kendini aklamanın peşindedir. Özellikle belirli isimler ve medya mecraları ile hedef kitleyi etki altına almak için hemen organize olan PKK kanadı, bir işin doğruluğunu, özünü bilmeden asparagas birçok haberi servis etmekten çekinmemektedir. 

Bu haberlerin bu şekilde aılsızca, araştırılmadan servis edilmesi ‘Kürt ittifakına’ zarar verecek cinstendir. Çünkü ileriki dönemlerde halkın bu tip yanlış haberlerle oyalanıp birbirlerini hedef alarak olumlu bir havanın solunmasının önüne de geçilebilir. 

“Türk medyasının hedefi PKK, PKK’nin hedefi KDP”

Türk medyası nasıl ki PKK’yi ‘Türk halkının düşmanı gösteriyorsa’ aynı şekilde PKK medyası da ‘Barzani ve KDP kanadını, Kürt halkının düşmanı olarak göstermektedir.’ Bu durumda Türk medyası ve Türkiye’nin üzerine gitmektense her zaman olduğu gibi KDP’yi günah keçisi olarak seçmekteler. Bu artık alışılagelmiş bir durum maalesef.

“Malum Kürt çevresi gelişmelere tempo tutuyor”

ilginçtir Türk Medyası, Dalya Mahmud sözde ifadesinde, ”Amerika ve Fransa bize İnsansız Hava Araçlarının (İHA) eğitimini veriyordu” söylemlerine yer vermiş. 

Görünen o ki, ”Amerika ve Fransa bize İnsansız Hava Araçlarının eğitimini veriyordu” söylemleri ile Türkiye, son zamanlarda Suriye rejimi ve Türkiye destekli çeteler tarafından kullanılan IHA’ların yaratığı tahribatlara günah keçisi arıyor. 

Ama malum Kürt çevresi de bu gelişmelere tempo tutuyor. Türk kaynaklar Dalya’nın ifadesine göre, “ABD’yi zora sokacak” bilgiler verdi diyor. Dalya Müslim olayına balıklama atlayan PKK medyasının meşhur kalemşörlerinden Ferda Çetin’in de kısa bir süre önce,  “Eli kanlı ABD ve Fransa” diye bir makale yazmıştı. Bu tarz açıklamalar tesadüf olmasa gerek. 

Bir aşk hikâyesini siyasi bir meseleye dönüştürenlerin çabası “Yalancının mumu yatsıya kadar” söyleminin hatırlatıyor.

Mesele, Dalya Müslim ve Bitlisli arkadaşının evlenmeye karar verip Türkiye’de yaşama meselesidir. Selam Ramazan Muhammed Türkiye vatandaşı olarak Kürdistan Hükümeti kurumlarından Türkiye’ye iade edilmeyi talep etmiştir ve bu talebi Türkiye’ye dönmek isteyen diğer PKK’liler gibi BM denetiminde gerçekleşmiştir. Dalya Müslüm ise, Türkiye vatandaşı olmadığı için kaçak yollardan Türkiye’ye geçmiş ve yakalanmıştır. 

PKK medyası KDP ve Barzanilerle uğraşacağına, Dalya Müslüm olayını MHP’den farksız işleyen CHP’nin Kemalist gazetelerine bakıversinler. Ne de olsa, AKP’ye karşı CHP ile yürümeyi tercih etmişler