image

PeyamaKurd - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye'nin 30 kilometre derinliğinde IŞİD’e karşı savaşan Kürt güçlerinden yoksun güvenli bir bölge kurma talebini yeniden dile getirdi.

Erdoğan niyetini ilk olarak 2013'te netleştirdi ve ardından vizyonunun ayrıntılı bir haritasını 2019'da Birleşmiş Milletler'e (BM) sundu. Planı ABD, Avrupa ve Rusya tarafından reddedildi. Ancak Ankara, bölgede kontrol noktaları oluşturmayı çeşitli mübadeleler ve askeri saldırılar yoluyla başardı.

Bu süreç aynı zamanda bazı anlaşmaları da beraberinde getirdi:

Türkiye, Rusya ve İran 2017'de Astana'da İdlib konusunda bir anlaşma imzaladı;

Ankara, 2018 ve 2020 yıllarında Moskova ile bazı mutabakatlar imzaladı;

Türkiye, 2018'de ABD ile Menbiç “yol haritası” ve Ekim 2019'da Barış Pınarı bölgesi konusunda bir anlaşma imzaladı.

Şarku’l Avsat’ta yer alan “Suriye 'Güvenli Bölge': Türkiye için 3 Seçenek” başlık analizde Türkiye’nin olası Rojava operasyonu incelendi.

Yazıda Erdoğan’ın son zamanlardaki operasyon açıklamalarının “NATO zirvesi öncesi bir blöf mü yoksa gelecek yıl ülkesinde yapılacak seçimler için sallantıda olan karizmasına yeniden güven oluşturmak mı?” sorusunun yanıtı aranıyor.

Türkiye, Suriye'nin yüzde 63'ünü kontrol eden Rejim, Rusya ve İran ile birlikte, savaşın parçaladığı ülkede baş aktörlerden biri. Bunlara ek olarak, kuzeydoğu Suriye'nin (Rojava) yüzde 23'ünü elinde tutan Suriye Demokratik Güçlerini (SDG) destekleyen ABD ve müttefikleri de var.

Türkiye'nin Suriye'deki saldırıları; Kürtlerin, Kürdistan Bölgesi'ne benzer şekilde kendi yönetim biçimlerini kurmalarını engelledi.

Ankara, Tahran ve Şam, bir Kürt varlığının kurulmasının engellenmesi konusunda anlaştı. Suriye, İran ve Türkiye de 1990'larda da Irak’ta Kürdistan Bölgesi'nin kurulmasına karşı çıkmıştı.

“Bugün neler değişti?”

Erdoğan, Ukrayna savaşının Türkiye'ye Rusya, ABD ve ABD ile benzersiz ve önemli bir müzakere pozisyonu verdiğine inanıyor.

ABD, İsveç ve Finlandiya'nın NATO'ya katılma hedefini destekliyor ve bunun başarılı olabilmesi için Türkiye dahil tüm üyelerin onayına ihtiyacı var.

Rusya, teklife karşı çıkıyor ve Türkiye'nin bu yöndeki vetosuna güveniyor.

Vladimir Putin, Erdoğan ile olan özel bağlarını kullanarak NATO'nun güney cephesinde önemli bir atılım gerçekleştirmeyi başardı. Türkiye'nin Suriye sınırına yakın İncirlik üssü, Rusya'nın Suriye'deki Hmeymim hava üssünden fazla uzak değil.

NATO gelecek ay İspanya'da bir zirve düzenlemeye hazırlanırken Erdoğan sesini yükseltti. “Güvenli bölge” oluşturmak ve Kürt güçlerini çıkarmak amacıyla Rojava’ya yeni bir harekât başlatma açıklamalarında bulundu.

Türk istihbaratı ve müttefik milisleri yeni bir savaşa hazırlanıyor

Son günlerde, Tel Abyad, Resulayn ve Fırat'ın doğusundaki bölgeyi kapsayan Barış Pınarı bölgesinde, Halep kırsalındaki Menbiç yakınlarındaki bölgelerde ve Tel Rıfat'ta, cephe hatları boyunca bombardımanlar yoğunlaştı.

“Türkiye için 3 bölge ve 3 seçenek”

Türkiye'nin gerçekten operasyon başlatması durumunda söz konusu üç bölgenin her birinin kendi riskleri bulunuyor:

- Kırmızı Bölge: ABD, müttefiklerini (SDG) korumak ve Türk ordusunu püskürtmek için orada olduğunu vurgulamak adına güçlerini, devriyelerini ve insansız hava araçlarını bölgeye konuşlandırdı. ABD, Ankara'yı BM büyükelçisi aracılığıyla herhangi bir askeri saldırıyı reddetmesi konusunda bilgilendirdi.

Rusya, Rojava’daki ABD kuvvetlerinin yakınında stratejik konuşlandırmasını güçlendirmeyi haklı çıkarmak için Türk saldırı tehditlerini kullandı.

Bu durum, Erdoğan'ın yeni saldırının Fırat'ın doğusunu kapsamayacağını, ancak nehrin batısındaki bölgeyi, kapsayacağını açıkça belirtmesiyle Türkiye'yi biraz geri adım atmaya zorladı.

- Sarı-Gri bölge: Menbiç anlaşmasına göre DSG-YPG belirlenen bölgeden kısmi geri çekilecekti. Washington ve Ankara, bölgede ortak devriyeler konuşlandırma ve bir yerel konsey kurma konusunda da anlaşma yapmıştı.

ABD'nin YPG'ye verdiği güvenceler Menbiç'i içeriyor ve ABD, Kürt güçlerine yönelik herhangi bir tehdidin terör örgütü IŞİD'e karşı savaşı baltalayacağına inanıyor.

Bu bölgedeki herhangi bir Türk saldırısı istikrarsızlığa yol açacak ve ABD Kongresi'nde Washington'ın Ankara'ya 2019 saldırısından sonra uygulanan yaptırımları uygulama taleplerini artıracaktır.

Erdoğan, cumhurbaşkanlığı seçimlerinden bir yıl önce, kesinlikle daha fazla ekonomik baskıdan kaçınmak istiyor. Ancak Menbiç'te, Kürtlere karşı yeni bir anlaşmaya varılması için baskıyı artırabilir.

– Yeşil Bölge: Fırat'ın batısında Tel Rıfat'ı kapsayan yer. Bu bölge teoride Rusya, İran ve Şam rejiminin elinde. Buraya bir Türk saldırısı diğer iki bölgeden daha kolay olabilir. Türkiye’nin 3 operasyonunda olduğu gibi Ankara'nın tek ihtiyacı Moskova'dan yeşil ışık almak.

Ama öyle kolay olmayacak gibi duruyor. Çünkü Rusya, Suriye'de Türkiye'ye bir fiyat çıkardı. Bu defa, Türkiye'nin Tel Rıfat'ı kontrol etme talebi, Rusya’nın, İsveç ve Finlandiya'nın NATO üyelik hedefleri üzerindeki talepleri ya da belki de Ankara'nın, Şam ile ilişkileri normalleştirmesi gibi durumları kapsayacak.

“Gerçek niyet önümüzdeki günlerde ortaya çıkacak”

Önümüzdeki günler Türkiye'nin gerçek niyetini ortaya çıkacak: NATO zirvesi öncesinde daha iyi müzakere koşulları mı arıyor yoksa Erdoğan İspanya'ya uçmadan önce yeni bir realiteyi sahaya dayatmaya mı çalışıyor?

Üstelik bir çatışma durumu, Türkiye üzerinden sınır ötesi yardımları 10 Temmuz tarihinden önce uzatmak isteyen BM Güvenlik Konseyi’nin tepkisi ile de karşı karşıya kalacak?