image

PeyamaKurd - Mahsa Amini'nin İran "ahlak polisi" tarafından katledilmesi, İran ile Rojhilat’taki kadınları ayağa kaldırdı. Bu ayaklanma ise rejimin acımasız yönetimine karşı ülke hatta dünya genelinde protestolara dönüştü.

Birçok kişi protestoları başlangıçta toplumsal huzursuzluk olarak algıladı ve hızla susturulacak bir şey olduğunu düşündü ama protestolar halen devam ediyor ve giderek ülke hatta dünya genelinde yayılıyor.

İran'ı yakından takip eden analistler, 2019 ve 2012'de yaşanan protestolardan çok daha büyük olduğunu ve yaygın bir ayaklanmaya dönüştüğünü belirtiyorlar. 

Geçtiğimiz cumartesi gecesi, çevik kuvvet polisinin Tahran'ın büyük bir kısmının kontrolünü kaybettiğine dair haberler ve İran polisinin sivil göstericilere gerçek mermi sıktığı korkunç görüntüler sosyal medyada vardı. Ölü sayısı bilinmiyor ama yine de protestocular geri adım atmadı. 

Rejim güçlerinin, Kürt şehri Uşnu’dan dışarı itildiği ve İran askeri üslerinin yakıldığına dair haberler bile var. Bu protestonun önemsiz olduğunu ve mollaların güç tabanına tehdit oluşturmadığını düşünenler bir kez daha düşünmeliler.

İranlı kadınların bu protestodaki cesareti inanılmaz”

İranlı kadınların bu protestodaki cesareti inanılmaz. İran'daki şehirlerde, kasabalarda ve köylerde, kızlardan büyükannelere kadar her yaştan kadın, başörtülerini çıkarıyor ve kendilerini sadece hapis tehlikesiyle değil, aynı zamanda gerçek bir ölüm riskiyle karşı karşıya bıraktığını bildikleri bir şekilde rejimi ölümüne protesto ediyorlar. 

Bu kadınların çoğu için geri dönüş yok. Bir çizgiyi aştılar ve bu protestolar İran'daki değişimi zorlamakta başarılı olmazsa ne olacağını biliyorlar.<

2019'da rejim tarafından kontrol edilen akaryakıt ve gıda fiyatlarındaki değişiklikler nedeniyle büyük çaplı protestolar düzenlendi. Bu protestolar, en az 1.500 protestocunun öldürüldüğü “Kanlı Kasım” (ya da Kanlı Aban) ile sona erdi. 

Ancak Mahsa Amini'nin öldürülmesi, İranlı kadınların on yıllardır süren kızgınlıklarının dışa vurduğunu gösteriyor ve protestoları İranlı erkeklerden de büyük destek görüyor.

İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi ise son yaptığı açıklamada, “Protestocular ile kararlı bir şekilde mücadele edilmeli” dedi.

Mahsa Amini Kürd idi. Katledilmesi, İran'ın kuzeybatısında (Kürtlerin yoğun olduğu bölge) Kürtler ile Tahran rejimi arasında yeni bir gerilime neden oldu. 

Ancak protestolar bununla sınırlı kalmadı. Son raporlara göre, neredeyse İran'ın tamamını kapsayan (31 ilde) protesto gösterileri yayıldı.<

Bu, harita olayların nerelerde yaşandığını gösteriyor: 

Amini'nin memleketi Saqez ve hükümet güçlerinin sürüldüğü bildirilen Uşnu şehri, Kürtlerin çoğunlukta olduğu kuzeybatı bölgesinde yer alıyor. 

“İran’da kadınlar ve erkekler arasında artık bir tutum değişikliği var”

Mahsa Amini'nin memleketi olan ve sekiz gün önce gömüldüğü yer olan Saqez'de neler olup bittiği belli değil. Bilinen şey, hükümetin tüm iletişimi-sabit hatlar, cep telefonu hizmeti ve interneti, kesmiş olması. 

İnternet ve hat bağlantısı, İran'da teknik olarak yasadışı olan uydu telefonları ya da uydu interneti olan birkaç vatandaştan geliyor.

Uşnu ve Şino aynı şehir gibi görünüyor. Bölgede yakıldığı bildirilen askeri üsler var!

Son bilgilere göre protestocuların çok daha geniş bir alanı ele geçirdiği iddia edilen sosyal medya mesajları var. 

Fakat, “birkaç şehir ve kasabanın” şu anda protestocuların kontrolü altında olması pek olası görünmüyor. Bu mesajlar için oldukça erken.

Ancak dikkat çeken nokta ise protestoların olmadığı yerlerde bile, İran'da hem kadınlar hem de erkekler arasında kalıcı olacak bir tutum değişikliği var. 


 

Mark Sumner | Daily Kos

Çeviri-Düzenleme | PeyamaKurd

Bu kategoride yazarlar tarafından ifade edilen görüşler, kendilerine aittir ve PeyamaKurd’un bakış açısını yansıtmayabilir.