image

PeyamaKurd - Geçtiğimiz günlerde Refugees International ve Columbia Üniversitesi'nin ev sahipliğinde düzenlenen internet seminerinde , ABD Suriye Demokratik Konseyi Misyonu Genel Başkanı Sinam Mohamad ve Kürdistan Bölgesi ABD Temsilcisi Bayan Sami Rahman, koronavirüs hakkında Kürdistan Bölgesi ve Rojava’daki durumu görüştü. İki diplomat, yeni tip koronavirus (Kovid-19) pandemisinde iki bölge arasındaki koordinasyonu ele aldı. Rojava ve Kürdistan bölgesindeki yoğun nüfuslu mülteci kamplarında tehlikeli durumun söz konusu olduğu da vurgulandı. 

Kürdistan Bölgesi: 

Kürdistan Bölgesel Yönetimi (KBY) çok erken önlemler alarak koronavirüsün yayılmasını engelledi. Sonuç olarak, bölgede şu ana dek absürt Kovid-19 vakaları gözlemlenmedi. KBY, pandemi tarafından kuşatılan İran ile uzun bir sınırı paylaşıyor. KBY’nin, İran ile olan sınırı normalde aktifti ve enfekte olmuş insanların geçtiği, potansiyel olarak hastalığı yaydığı konusunda endişeler bulunmaktaydı. Kürdistan yönetimi işe önce sınır kapılarını kapatmak ile başladı. Diğer yandan Irak'ta enfekte vakaları daha yüksektir. 

KBY, koronavirüsün gelişinin ardından hemen ekonomisini dengeleme üzerine politikalar üretmeye koyuldu. Petrol varili 20-30 Dolar arasında seyrederken, merkezi hükümetten gelen gelirler azalmaya başladı. USAID (Amerika Birleşik Devletleri Uluslararası Kalkınma Ajansı) Kürdistan Bölgesi de dahil olmak üzere Irak'a koronavirüsle mücadele için 15 milyon dolar taahhüt etti. Dünya Sağlık Örgütü ise çok az sayıda test kiti sağladı. 

Bu karmaşada terör örgütü  IŞİD, Kürdistan Bölgesi ve bölge halkını rahatsız ederek  yeniden canlanmaya başladı. Bu canlanma, koronavirüs ile kısıtlı imkanlar ile mücadele veren KBY açısından sıkıntılı bir sürecin göstergesi. 

Rojava Özerk Yönetimi: 

Rojava, birçok halkın yaşadığı 4 milyon kişiye ev sahipliği yapıyor. Bölge, 9 yıllık iç savaş ve terör örgütü IŞİD saldırıları tarafından tahrip edildi. Bölgede hala Türk güçleri ve desteklediği İslami gruplar ile çatışmalar sürmekte. 

Türkiye Ocak 2019'da Efrin'e operasyon yaptı ve bölgede yaşayan 280.000 kişinin göçüne neden oldu. Ekim 2019'da ise, Türkiye Fırat Nehri'nin doğusundaki Kürt denetimindeki yerlere operasyon yaptı ve 300.000 kişi daha yerinden edildi. Yerinden edilenlerin çoğu Washu Kani, Gire Spi ve Arisha gibi kamplara gitti. Kampların kapasitesi yeterli değil, kaynakları az ve temel insan ihtiyaçlarını karşılayacak malzemeler yetersiz. 

Rojava’da yaklaşık 1,65 milyon kişinin, insani yardıma ihtiyacı var. Ayrıca Hesekê bölgesindeki yaklaşık 700.000 kişinin de su veya sağlık hizmeti bulunmuyor. 279 sağlık ocağından sadece 26 tanesi faaliyette. Diğerleri bölgeye yapılan operasyonlar sonucu yok oldu. Bu durum bölgede devam eden çatışmalardan dolayı daha da zorlaşmış ve sıkıntılı bir sürece girdi. 

DSÖ, Suriye hükümetine test kitleri gönderdi fakat bunlar Rojava bölgesine ulaşmadı. Bu konuya dair Sinam Mohamad şu sözleri dile getirdi: “Onlardan hiçbir şey almadık. Burada sadece bir karantina oluşturuldu. Ancak koronavirüsün İdlib de dahil olmak üzere Rojava’nın diğer bölgelerine yayılması büyük bir endişe kaynağı. BM tıbbi ve diğer insani yardımları dağıtma biçimi, bizi yoksun bırakıyor.” 

Esad rejimi Rojava’ya, kontrol noktaları aracılığıyla yardım sağlanmasını engelliyor. Dİğer yandan IŞİD’in  uyuyan hücreler aktif hale gelmiş durumda. ABD'nin halifeliğin “yüzde 100 yok edildi” iddialarına rağmen, IŞİD’liler günlük olarak bölgeye saldırıyor.


BULGULAR:

  • Her iki bölge de çok yönlü insani zorluklar ile karşı karşıya. Koronavirüs bölgeye girmiş durumda. İki bölge de birçok mülteci ve yerinden edilmiş insanlara ev sahipliği yapıyor. Bu da sağlık sorunlarının artmasına zemin hazırlıyor. Yaşanan süreç ve zorluklar terör örgütü IŞİD'in yeniden canlanmasını da sağladı.

  • Irak ve Suriye'deki Kürtler birçok konuda birlik değil ancak baskı altındaki Kürtler, krizi yönetmek için bir araya geliyor. Bayan Sami Abdurrahman'a göre: “Biz kan, gelenek, dil ve gelenekle bağlıyız. Kendimizi sınırlarla bölünmüş bir aile olarak görüyoruz. İki ev ama bir aile ve yan yana.” 

  • 9 Nisan tarihinde bir basın raporu sunan Kürdistan Bölgesi Başkanı Neçirvan Barzani, “Kürdistan Bölgesi, Suriye'nin kuzeydoğusuna (Rojava) koronavirüs test laboratuvarı ve personel için tıbbi ekipman gönderdi” dedi. 

  • ABD müttefiki Suriye Demokratik Kuvvetleri Komutanı General Mazlum Abdi de, Neçirvan Barzani’ye “hızlı ve cömert yardımı” için teşekkür etti. Ayrıca Barzani'nin kendilerine " salgınla mücadele için daha fazla tıbbi yardım" sağlama sözü verdiğini söyledi. 


    ÖNERİLER

  • KBY ve Rojava insani diyalogu sürdürmeli ve üst düzey yetkililer de daha düzenli etkileşimde bulunmalıdır.

  • Kürdistan Bölgesi, Rojava’ya giden insanı yardım ve malzemeler konusundaki koordinasyonu arttırmalı. 

  • İnsani yardım konusu, ABD hükümeti ve BM yetkilileri ile paylaşılarak, doğrudan Kürdistan Bölgesi  ve Rojava yönetimine ulaşılması sağlanmalı. Çünkü Şam ya da Bağdat üzerinden yapılan yardımlar Kürtlere ulaşmıyor.

  • Kürdistan Bölgesi ve Rojava’da karşılıklı irtibat büroları kurulmalı. Bu bürolar, mülteci durumunu izlemeli ve insani yardım ile hizmet sağlayıcılarla konusunda bilgi alışverişinde bulunmalı.


    Çeviri : PeyamaKurd