image

PeyamaKurd - Türkiye ana akım medyası tarafından, Türkiye Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) tarafından bir Moldovalı kadın ile dört çocuğunun “Kuzey Suriye’deki (Rojava) teröristlerden” kurtardı haberleri servis edildi. Ama ana akımın haberine göre MİT, ABD destekli Suriye Demokratik Güçleri (SDG) kontrolü altındaki bölgeden bir kadın ile çocuğu kaçırmış oluyor.

“SDG onları veremez…” 

SDG ve ABD önderliğindeki Koalisyon güçleri IŞİD’i yendikleri için aileleri de dahil on binlerce IŞİD’li gözaltına alındı. SDG bir devlet olmadığı için, yabancı ülkelerin çoğu IŞİD tutukluları ile doğrudan müzakere etmemeyi tercih ediyor. Ülkelerin çoğu da vatandaşlı olan IŞİD’lileri geri istemiyor. Bu teröristler de şu an SDG’nin kontrolü altındaki hapishanelerde tutuluyor. 

SDG onları Suriye hükümetine veremiyor çünkü çoğu ülke, Esad hükümetini bir suç rejimi olarak görüyor. SDG bu insanları Türkiye'ye veremez, çünkü Türkiye SDG'nin “terörist” bir grup olduğunu ve PKK ile bağlantılı olduğunu iddia ediyor. SDG kontrolündeki kamptaki (Hol kampı) Suriye ve Iraklı bazı kişileri geri dönerken, kalanların durumu ise henüz belirsiz.


The Jerusalem Post yazarı Seth Frantzman ‘Türkiye’nin, Hol kampındaki Moldovalı bir kadın ile çocuklarının kurtarılması’ üzerine bir yazı kaleme aldı. Yazara göre işin aslı Türk ana akım medyasının yansıtıldığı gibi değil. Çünkü Bir NATO üyesi olan Türkiye, SDG ile olmasa da koalisyon ile koordineli bir şekilde operasyon olmadan söz konusu şahısları bölgeden çıkarabilirdi. Yazar şu soruyu da soruyor: “Türk basını mağdur gibi gösterdi ama 2013’te IŞİD kontrolü altındaki Menbiç’e gelen Moldovalılar kimin tarafında idi?” 


“Bahoz’dan sonra onbinlerce IŞİD’li kampa götürüldü” 

Türkiye'nin bu kamptakilere “yardım ettiğini” iddia etmek için onları masum olarak tasvir etti. Türkiye, 2014 yılından bu yana IŞİD konusunda çelişkili bir rol oynuyor. IŞİD'e katılan 50.000'e yakın insan Türkiye üzerinden bunu gerçekleştirdi. Türkiye, 2015 yılında bazı Avrupalı IŞİD üyelerini geri yollamaya başladı ve bir sınır duvarı inşa etti. Ancak Türkiye'nin Suriye’yedeki başlıca ilgisi kendi sınırında bulunan DSG ve YPG idi. 

Türkiye'de üst düzey IŞİD’liler yakalandı ve terör örgütü IŞİD lideri Ebu Bekir el-Bağdadi'nin ailesinin bile Türkiye'den geçtiği iddia edildi. 2017 yılında Rakka savaşından kaçan bazı IŞİD’liler Türkiye'ye gitmek istediklerini belirtiyordu.

Bu durum bizi, Suriye’deki “mahsur vatandaşları kurtarmaya” yardım eden Türkiye'nin hikayesine götürüyor. Türk ana akım medyasına göre, Moldova vatandaşı kadın ve çocukları 2019'un başından beri Hol kampında ve mağdur idi. Hatırlanacağı üzere Bahoz’daki son IŞİD kalesi DSG tarafından yıkıldı ve on binlerce örgüt üyesi ile aileleri Hol kampına getirildi.

Moldova hükümeti, vatandaşlarını geri almak için “yardım” için Türkiye'ye ulaştığını açıkladı. Moldova'nın onları neden Irak üzerinden çıkaramadığı ve SDG ile çalışamadığı belli değil. Görünüşe göre bu durum, Suriye ile Irak sınırının çoğunlukla kapalı olması ve Kovid-19 pandemisinden kaynaklanıyor. Türkiye'nin SDG'yi “terörist” olarak gördüğü için SDG ile barış içinde müzakere başlatamıyor ve imkansız kılıyor. Bundan dolayı ‘kurtarma’ operasyonunu zorunlu hale getiriyorlar.

“2013’te Suriye’ye geldiler, peki hangi taraftaydılar?”   

Bu durum, AB ve NATO üyesi birçok güçlü ülkenin SDG’nin Koalisyonun ortakları olmasının nasıl mümkün olabileceği konusunda sorulara yol açıyor. Moldova, NATO üyesi Ankara ile birlikte çalışarak SDG kontrolündeki bölgeden bir kişiyi kaçırmak için istihbarat örgütlerini Suriye'ye gönderecekti. 

Peki bir NATO hükümeti, bir diğer NATO ülkesinden SDG’nin söz konusu kişileri sınıra getirmesini ve teslim edilmesini isteyemez miydi? Bu durum koalisyonun sisteminde de arıza olduğunu gösteriyor. Koalisyon, IŞİD'le savaşmasına rağmen IŞİD tutukluları için sorumluluk istemiyor. ABD ise SDG’yi bu konuda yüklenici olarak görüyor. 

Moldova cumhurbaşkanı, Türkiye cumhurbaşkanına teşekkür etti. Moldova vatandaşı görünüşe göre 2013 yılında Suriyeli olan kocası ile Suriye topraklarına geldiler ve IŞİD'in kontrolü altına giren Menbiç’te yaşadılar. Menbiç, 2016 yılında SDG tarafından IŞİD’in elinden kurtarıldı. 

Raporlara göre, 2013'te gelen Suriyeli koca 2017 yılında “askeri çatışmalar” sırasında öldürüldü. Peki hangi taraftaydılar? Türk medyası kurtardık diyor ama kişilerin IŞİD’le bağlantılı olabileceği gerçeğini gizleyerek söylemiyor gibi görünüyor. 

Bu durum, Türkiye'nin kadınları ve çocukları “kurtardığını” ve Moldova'dan yana olduğunu iddia eden bir propaganda zaferi olacak kayıtlara geçti. Ancak olay, Türkiye'nin bu tutukluları neden ABD’nin koordinasyonuyla Türkiye'ye taşımak istemediği sorularını da gündeme getiriyor.

Hol kampında hâlâ IŞİD ile bağlantılı olduğu belirtilen yaklaşık 2.000 yabancı erkek ile 11.000’e yakın kadın ve yabancı çocuk bulunuyor.


Çeviri | PeyamaKurd