image

PeyamaKurd Özel – Kürtlerin Rojava dediği ama Kuzey ve Doğu Suriye Özerk İdaresi olarak adlandırılan kurtarılmış bölgenin, fiili baş müzakerecisi olan Suriye Demokratik Meclisi’nin (SDM)  aklında bölge ile ilgili çok şey var. 

İngiliz The New York Review of Books dergisinde Debbie Bookchin,“Rojava'dan Rapor: Batı'nın IŞİD’e karşı en iyi müttefiki neye sahip?” başlıklı bir rapor/analiz yayımladı.

PeyamaKurd söz konusu rapor/analizin Türkçe çevirisini yaptı. Üç bölümden oluşan analiz/raporda “Kürtlerin Rojava’daki geleceği, siyasal faaliyetleri IŞİD ile savaşın sonrası, ABD’nin politikaları ve Kürtlerin müzakere süreçleri ele alınıyor.” 


Raporun ikinci bölümü bu linkten yayınlanan rapor/analizim son kısmı ise şu şekilde:

‘Kürt yetkililer: Hiçbir zaman ateş açmadık!’

Kürt yetkililer, güçlerinin hiçbir zaman Türkiye’ye ateş açmadığını, Türkiye’nin kendi sınırında terör bahanesi ile Kürtlere ve konfederal yapıya şiddetle karşı olduğu için saldırgan politika izlediğini belirtiyorlar.

Bu arada SDG güçleri Bağhoz’da IŞİD’e karşı zafer ilan etti. SDG, geçtiğimiz ay Bağoz’daki zafer sırasında, cihatçıların bekledikleri ve ailelerinin  haftalar boyunca şehir dışına aktarıldığı görüntüleri gösterdi. 

Bu IŞİD’liler ve ailelerinin kaderi, Kürtlerin karşı karşıya kaldığı bir başka ciddi zorluktur. Burka'nın kapladığı kadınların kaç tanesinin diğer ülkelerin vatandaşı olduğunu kimse kesin olarak açıklayamaz, ancak YPG sözcüsü Nuri Mahmud, sayının Bağoz’un önceki durumundan bile yüksek olduğunu söyledi. 


Türkiye’nin işgal tehdidi bulunuyor’

Sözcü masasındaki çekmeceden bir kağıt yaprağı alarak, kamplarda 584 yabancı cihatçı kadın ve 1.248 çocuğun daha önceden bulunduğunu, SDG kontrollü cezaevlerinde ise yabancı savaşçıların toplamının kırk altı ülkeden 795 kişi olduğunu belirtti.

 Kamp koşulları göz önüne alındığında, tüm bu cihadçılar ve eşleri, şu anda burada kalıyor ve bu şiddetli bir güvenlik riski oluşturuyor. Bu durum sadece yerel olarak değil, dünya için de tehlike oluşturuyor. Kanton yetkilileri özellikle, Türkiye'nin Rojava’daki diğer bölgeleri işgal etme tehditleri olduğunu ifade ediyorlar.

Raporun ilk bölümüne şu linkten ulaşabilirsiniz  | Rojava Raporu: Batı'nın IŞİD’e karşı en iyi müttefiki Kürtler neye sahip?

Koalisyon ülkeleri bugüne kadar yabancı IŞİD’li teröristlerin geri gönderilmesini kabul etmeyi reddetti ve Rojava’daki yetkililer de bu konuda baskı yapmaktan büyük oranda vazgeçti. Bunun yerine, teröristlerin, Rojava'daki uluslararası bir mahkeme tarafından yargılanması gerektiğini savundular. 

Bu şekilde, dünya suçlarına tanıklık edebilir ve aşırılık yanlısı ideolojilerini görebilir. Ancak bu düzenin adli süreci, Kürtleri sahip olmadığı kaynakları ve fonlarında olmasını gerekli kılıyor.


‘IŞİD ile İslam arasındaki farkı göreceklerdi’

YPG Sözcüsü Nuri Mahmud, “IŞİD’in zihniyeti uluslararası bir izleyici kitlesine ulaşacaktı. Artık İslam'ı temsil ettiğine inanan Sünni Araplar, IŞİD ile gerçek Sünni İslam arasındaki farkı göreceklerdi. Uluslararası bir mahkeme; Koalisyon ve ortaklarının, uluslararası insan hakları sözleşmeler ile yargılamaları gözlemleyecekti” dedi ve, “Bu durumda IŞİD’lileri yargılanmasına ve hapsedilmesine karşı meşru zemin hazırlayacaktı” diye ekledi.


‘Birlikte inşa etmeliyiz’

Kürt yetkililer, ABD Başkanı Donald Trump’ın tüm ABD birliklerini geri çekme kararını erteleyerek ABD kuvvetlerinin bir bölümünün bölgede kalmasına karar verdiği konusunda memnunlar.

İlham Ahmed, “ABD her zaman kararın Suriyelilere bağlı olduğunu söylüyor, ancak bunun böyle olmadığını çok iyi biliyoruz. Dolayısıyla Suriye için bir vizyona sahip olmalı ve Suriye ile ilgili vizyonları ve burada uygulanan politik proje hakkında şeffaf olmaları gerekiyor” dedi.

O sırada Nuri Mahmud’un ofisine uğrayan YPG Komutanı Polat Can, “Birlikte bir gelecek inşa etmeliyiz. Bütün bunlar dünyanın işi ve görevi, özellikle de ülkeniz açısından” vurgusunu yaptı.


 

Raporun ilk bölümüne şu linkten ulaşabilirsiniz  | Rojava Raporu: Batı'nın IŞİD’e karşı en iyi müttefiki Kürtler neye sahip?