image

PeyamaKurd - Van 2. Ağır Ceza Mahkemesi, Kürdistan Bayrağının yer aldığı resimlerin “PKK propagandası” sayılmayacağına hükmetti. Erzurum Bölge Mahkemesi de söz konusu kararı onadı.

Ahmet Kınay adlı Kürt gencinin 2015 yılında Van’daki bir etkinlikte Kürdistan Bayrağı (Ala Rengîn) ile fotoğrafları çekilmişti. Yine Şehit General Sait Çürükkaya’nın cenazesinde bulunan Kınay’ın çektiği resimlerde de Kürdistan Bayraklarının yer alması “örgüt propagandası” sayılmıştı.  

Mahkeme Irak’ta yaşayan Kürtlere ilişkin ‘kendi kaderini tayin hakkını kullanmışlardır” açıklamasında bulundu ve Kürdistan Bölgesi Yönetiminin meşru bir yapıyla sahip olduğuna dikkat çekerek PKK ve KCK’den farklı tutulması gerektiğine işaret etti. Erzurum Bölge Mahkemesi de kararın istinaf başvurusunu onayladı. 

“Karar birçok açıdan önem taşımaktadır” 

Mahkemenin aldığı emsal karar birçok açıdan önem taşımaktadır. Çünkü Kürdistan Bayrağını yıllardır ‘PKK bayrağı’ diye kitlelere yutturanlar gördü ki bir ülkenin bayrağı ile bir örgütün flaması birbirinden çok farklı iki durumu ifade etmektedir. Birçoğunuz hatırlayacaktır bundan tam 1 yıl önce Kürdistan Bölgesi’nden, Trabzon’a gezmeye giden bir aile anı kalması için kendi milletinin bayrağı ile poz vermiş ama Türk-Kürt kardeştir diyenler bu ailenin üzerine hücum ederek ‘PKK bayrağı açtılar’ savunmasını yapmışlardı. 

Yaşanan hadiseler sadece bunlarla sınırlı değil elbette. Şubat 2017’ye gidelim. Başkan Mesud Barzani, Tayyip Erdoğan ile görüşmek için Türkiye’ye gelmiş, İstanbul ve Ankara Havalimanında Kürdistan Bayrağı dalgalanmıştı. 

Yine aynı şekilde Türk-Kürt kardeştir diyenler bu gelişmeyi, “Sözde Kürt bayrağı, Kürt paçavrası” diye her şeyden bihaber kitlesine satmış uluslararası hukuk ve uluslararası ülkeler tarafından tanınan Kürdistan Bayrağını, PKK ile eşdeğer tutmuşlardı. 

Bu gelişme Kürtler için mutluluk vericidir. Çünkü Kürdistan Bayrağı; Xoybûn’ndan, Qazî Mihemed’e, Molla Mustafa Barzani’den Kürt gençlerine dek uzanan bir mücadelenin kazanımıdır. 


“Unutulmamalıdır ki…” 

  • Dün Kürdistan Bayrağına paçavra diyenler unutmamalıdır ki; bu bayrak, bir milletin sembolü ve yaşanmışlığının gerçekliğidir. Kimse ne bu bayrağı inkâr ne de red edebilir.  
  • Dün Kürdistan Bayrağına paçavra diyenler unutmamalıdır ki; bu bayrak ABD’den Almanya’ya, Fransa’dan İngiltereye, NATO’dan BM’ye… her yerde bulunan ve dalgalanan bir bayraktır.
  • Dün Kürdistan Bayrağına paçavra diyenler unutmamalıdır ki; bu bayrağın kendi mahkemeleri tarafından meşru olduğu kararına varılmış ve PKK/KCK flamaları ile karıştırılmaması gerektiği ifade edilmiştir. 
  • Dün Kürdistan Bayrağına paçavra diyenler unutmamalıdır ki; Ala Rengîn her yerde bugüne kadar nasıl başı dik dalgalanmışsa bundan sonrada kuşaktan kuşağa başı dik bir şekilde dalgalanacaktır.
  • Dün Kürdistan Bayrağına paçavra diyenler unutmamalıdır ki; Kürdistan halkı kendi kararını vermekte özgürdür ve bu bağlamda 2017’de referanduma da gitmiş, 92.73 ile kendi kaderini tayin hakkına 'Evet' demiştir. 
  • Dün Kürdistan Bayrağına PKK paçavrası diyenler unutmamalıdır ki; o bayrak Kürtler için birçok şeyi ifade etmektedir.

Kendi mahkemelerinin almış olduğu emsal karara binaen umarız ki yaşanan bu gelişme hem Türkler hem de Türk medyası tarafından olgunluk ile karşılanır ve ‘kardeşlerimiz’ dedikleri Kürtlerin haklarına saldırmadan saygı çerçevesinde olgunluk ile karşılık bulur.