image

PeyamaKurd - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD'de yaşanan son protestolardan yararlanmak isteyen ilk isimlerden birisi.

Türkiye son yıllarda ABD'yi “teröristleri eğitmek” ile suçladı, Amerikan karşıtı Venezuela rejimi lideri Nicolás Maduro ile çalıştı, ABD'li bir papazı gözaltına aldı, ABD Başkanı Donald Trump'ın Kudüs politikasına karşı çıktı, İran ve Rusya ile çalıştı. Ancak 8 Haziran'da Trump, Erdoğan ile Libya ve Suriye hakkında telefonla görüştü. Erdoğan ayrıca, “Antifa” hareketinin Suriye'deki Kürt güçleri ile bağlantılı olduğunu iddia etti. 

The Jerusalem Post yazarı Seth J. Frantzman ele aldığı bir analiz yazısında ABD ve Türkiye ilişkisini ele aldı. Frantzman Ankara’nın, Washington ile ilişkilerini devam ettirmek istediğini fakat aynı zamanda ABD’nin dünyadaki birçok politikasına karşı çıkan ülkelerinde başında geldiğini belirtiyor. Yazar Türkiye’nin şimdilik, ABD’deki protestolardan faydalanmak istediğini öne sürüyor. 

Suriye’deki gerilime rağmen görüşmeler sürüyor

Erdoğan ve Trump’ın sürekli görüşmeler yapması için bir problem yok gibi görünüyor. Ancak Türkiye, ABD'nin dünyadaki politikasına karşı en karşıt ülkelerinden biri ve Türkiye, ABD'nin önemli bir müttefiki olan İsrail'e karşı Hamas'la çalışıyor. Erdoğan, Trump'ın çeşitli konularda en çok konuştuğu yabancı lider oldu. Bu durum, Türkiye'nin geçen yıl Suriye'de ABD birliklerini tehdit etmesine, ABD'nin Suriye'den ayrılması ve IŞİD ile savaşan ABD ortaklarını terk etmesini rağmen devam etti.

Türkiye'nin ABD'yi basın özgürlüğü konusuna hedeflemesi de şaşkınlık verici değildir, çünkü Fahrettin Altun gibi Türk yetkililer İran, Çin veya Rusya'nın ABD'yi vurdukları kadar sert bir şekilde eleştirmezler. İran'ın gazetecilere yaptığı muameleyi asla eleştirmezler. Sadece ABD’yi eleştirirler. 

ABD'nin, Türkiye'ye yönelik politikasında bir netlik yok”

S-400 hava savunma sistemleri de dahil olmak üzere Rus silahları satın alan Türkiye, Suriye'deki ortak devriyelerde Rusya ile çalışmasına rağmen Washington'u, Suriye ve Libya'da Rusya ile yüzleşeceği teorisine satmaya çalışıyor. Örneğin, Ekim 2019'da Doğu Suriye'de ABD karakollarını aşmakla tehdit eden ve ABD'yi sınırdan çekilmeye zorlayan aynı Türkiye, Ruslarla ortak devriye yapan Ankara ile de aynı. 

NATO müttefiki olmasına rağmen Türkiye, ABD ile ortak devriye gezmedi. Ankara, ABD'nin Suriye'de “teröristleri” desteklediğini iddia ederek benzersiz bir şekilde ABD'ye düşman. Ancak Ankara Suriye'de Esad rejimini destekleyen Rusya'ya düşmanca davranmıyor.

ABD'nin Türkiye'ye yönelik politikasında bir netlik yok. ABD Kongresi Ekim 2019'da Suriye’den geri çekilme konusunda öfkelendi. Fakat ABD'nin, IŞİD'le savaşta yardımcı olan yaklaşık 200.000 Kürdü yalnız bırakması, sivillerin Türk destekli militanların istilasından kaçmak zorunda kalması konusunda, Beyaz Saray'dan itiraz yoktu. 

Hatırlanacağı üzere bir ABD'li yetkili, Ekim 2019'da Türkiye'nin, Suriye'ye yönelik saldırılarını etnik temizlik ve savaş suçları olarak kınayan bir not yazdı. Ancak ABD’nin Suriye elçisi James Jeffrey liderliğindeki diğer yetkililer Ankara'nın tutumunu sürekli desteklediler.

SDG ile ortaklığı Obama politikası olarak görmek istediler” 

Bunun nedeni ise, Trump yönetimdeki bazı yetkililerinin Obama dönemi politikalarını tersine çevirmek ve ABD'nin Suriye Demokratik Güçleri (SDG) olarak adlandırılan IŞİD karşıtı savaşçılarla ortaklığını bir Obama politikası olarak görmek istemesidir. Bu sesler arasında Türkiye’nin sonunda ABD'nin, İran'a yapacağı yaptırımlara yardımcı olabileceğine inananlar da var. Fakat Türkiye, son zamanlarda İran sınırında gümrük kontrollerini yeniden açtı ve İran, Hamas'ı destekliyor.

Trump-Erdoğan ilişkisi, mevcut Amerikan politikasının temelini oluşturmaktadır. Türkiye bu ilişkiden yararlandı ancak ABD, Ankara'nın söylemi veya politikasında bir değişiklik istediğinde bunu nadiren elde etti. Trump yönetimi, kişisel dış ilişkileri ciddiye alma eğiliminde olduğu için, bunun Trump'ın şampiyon olduğu “anlaşma sanatı” nın bir parçası olduğuna inanan Ankara, kişisel bağlantı kurmak için Washington'daki destekçilerini ustaca kullandı.

Ankara, protestolardan faydalanmak istiyor” 

Bugün Ankara, ABD’deki protestolardan faydalanmak istiyor. Hem onları destekliyor hem de ABD’nin Suriye’deki ortaklarının “Antifa” ile bağlantılı olduğunu iddia etmeye çalışıyor. Aslında, IŞİD'e karşı en başarılı savaşçılar ABD’nin Suriye’deki ortaklarıdır. 

Ayrıca son haftalarda, Suriye'deki tüm IŞİD hücrelerini temizliyorlar. Ancak Türkiye, bu çabaları sabote etmek, Suriye'nin doğusunda (Rojava) kaos yaratmaya çalışmak, Rus ve İranlı ortaklarının Rojava’ya taşınabilmesi için elinden geleni yapacak.

Aynı zamanda Türkiye, Beyaz Saray'a Libya ve İdlib'de Rusya ile yüzleşebileceğini anlatmaya çalışıyor. Ama Türkiye şimdilik ABD'deki krizi kendi lehine kullanmaya çalışıyor.

Çeviri | PeyamaKurd