image

PeyamaKurd - Alman basınından Deutsche Welle Türkçe’nin Tom Allinson imzalı yazısında Türkiye’nin Libya’daki etkinliğine dikkat çekilerek, Türkiye’nin Libya’daki dengeleri değiştirdiği ileri sürüldü. 

Deutsche Welle Türkçe’nin yayınladığı yazıda, Libya'da General Halife Hafter'e bağlı güçler, Trablus merkezli hükümete karşı geçen yıl Nisan ayında başlattıkları taarruzda önemli kazanımlar elde edemedi. BM'nin meşru hükümet olarak tanıdığı ve Türkiye'nin desteklediği Trablus merkezli Ulusal Mutabakat Hükümeti (UMH) çeşitli bölgelerde Hafter'in birliklerinin ilerleyişini durdurmakla kalmadı, yer yer geri püskürtmeyi de başardı. 

Yazının devamında ise şu ifadelere yer verildi: 

“Serrac birlikleri geçen ay sahada önemli başarılara imza attı. Bu strateji kapsamında konuşlandırılan yeni hava savunma sistemleriyle Türk silahlı insansız hava araçlarının (SİHA) kapsamlı ve yoğun hava saldırılarının önü açıldı. Bu da Hafter'in ikmal olanaklarıyla BAE'nin kendi İHA operasyonlarını felce uğrattı. 

“Türkiye’nin taktikleri, Hafter’in ilerleyişini durdurdu” 

Türkiye'nin batıdaki Serrac'a bağlı birliklere son aylarda verdiği teknolojik ve taktik destek ise Hafter'in ilerleyişini durdurdu, hatta bazı stratejik bölgelerde Hafter birliklerinin gerilemesine yol açtı. 

Avrupa Dış İlişkiler Konseyi'nden Libya uzmanı Tarek Megerisi, Libya iç savaşının seyrinde çok ani ve hızlı bir değişime tanık olunduğunu belirterek bu değişimin hem Libya modelinin genelinde hem de güçler dengesinde kendini gösterdiğini kaydediyor. 

UMH, Suriye'den gelen yaklaşık 4 bin paralı askerin de yardımıyla Trablus cephesinde de istikrarlı ilerleme kaydetti. Analistler, Türkiye'nin bu müdahaleyle, Libya'da BAE'yi devre dışı bırakabileceğini ve Hafter'in Trablus'a ilerlemesine izin vermeyeceğini gösterdiği değerlendirmesinde bulunuyor. 

“Türkiye, Libya’da kalıcı olmak için sahada” 

BM raporunda da teyit edildiği üzere Hafter'in saflarında Rus paralı askerlerin yanı sıra Suriyeden yaklaşık 2 bin milis de savaşıyor. Libya uzmanı Tarek Megerisi, ancak Hafter birlikleri ve yanlarında savaşan milislerin isabet almadan karada ilerlemelerinin de mümkün olmadığına dikkat çekiyor. 

BM öncülüğünde 2015 yılında imzalanan ve ülkede ulusal birlik hükümeti kurulmasını öngören anlaşmanın "geçmişte kaldığını" söyleyen Hafter, kendini "halktan aldığı yetkiyle" Libya'nın hakimi ilan etti. 

Hafter'in bu çıkışı, desteklediği Tobruk merkezli hükümeti geri plana atarak petrol zengini doğu bölgelerindeki hakimiyetini genişletmeye yönelik bir adım olarak algılandı. 

"Hafter yeni bir aşamaya giriyor. Uluslararası tanınırlığı olan UMH'nın kredibilitesini azaltmak için BAE'den yardım alacaktır. Çünkü Türkiye artık muhtemelen Libya'da kalıcı olmak için sahada"