image

PeyamaKurd - Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye’nin ulusal bir yayınında OHAL, Kandil, Menbic konularına değindi.

Spikerin, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti Kürtlerin de devletidir” ifadesini biraz açar mısınız sorusuna Erdoğan, “Eğer biz bunları ayırt edersek çok büyük yanlış yaparız. Eğer bizi bugün Güneydoğulu kardeşlerimiz, Kürt kardeşlerimiz, Doğu'dakiler seviyorsa ve oralarda AK Parti önemli bir güç halindeyse bunun sebebi, biz Batı'da hangi hizmetler varsa o hizmetleri oraya da götürdüğümüz için ama bu CHP'nin falan oralarda dikili taşı yok, en ufak hizmeti yok. Ondan dolayı da tabii oradaki Kürt kardeşlerimizin bunlara bakışı sağlıklı değil” yanıtını verdi.

"Kürt vatandaşların oylarının bu seçimde de belirleyici unsur olacağını düşünüyor musunuz?" sorusunu Erdoğan, “Türkiye genelinde 'Bu iş olmazsa olmaz, yüzde 100 böyledir' diyemeyiz, bu yanlış olur. Çünkü hangi bölgede ne kadar Türk var, ne kadar Kürt var bunların hepsi ayrı değerlendirmeye tabii olan şeylerdir. Böyle zaten mezhebi yaklaşım içerisinde olanların da kendilerini pahalıya satma anlayışları vardır, etnik veya etnisiteler de kendilerini pahalıya satma hassasiyetleri vardır. Bunları koyalım bir kenara. Eğer kalkıp da buraya paçavraları vesaireleri gelip sokuşturmak suretiyle bizim bayrağımızı eş bir bayrak ortaya çıkarmaya kalkarlarsa ondan sonra vatanımız üzerinde herhangi bir operasyon düşünmeye kalkarlarsa kusura bakmasınlar biz orada işte üzerlerine F16 oluruz, İHA, SİHA oluruz, her şeyimizle bunları yok ederiz. Tek devlet diyoruz. Yok paralel, şu devlet, bu devletmiş böyle bir şey asla söz konusu değil. Çünkü bu milleti biz böldürtmeyeceğiz ve özelliğimiz bizim bu. Cumhur İttifakı'nı da parçalamaya, bölmeye kimsenin gücü yetmez” ifadesini kullandı.

Rusya, İran ve Fırat'ın doğusunda ise ABD ile koalisyon güçleriyle diplomasinin sürdüğünü kaydeden Erdoğan, Menbic olayının kendileri için yeni olmadığını, ABD eski Başkanı Obama'nın olduğu dönemde gündemlerinde yer aldığını, Obama'nın Zeytin Dalı operasyonunda Türkiye'yi oyaladığını söyledi.

Erdoğan, görüşmelerde "Bizi eğer Münbiç'te yanınızda görmek istemiyorsanız, bunu bilelim. Görüyorum ki siz PYD, YPG ile beraber hareket etmeyi tercih ediyorsunuz. Bunlar bize göre terör örgütüdür. Siz bunları terör örgütü olarak kabul etmiyorsunuz. Bir de uydurma bir isim daha koydunuz yanına, SDG. Bunları biz yutmuyoruz. Bunu bilmenizi isterim" dediğini anlattı.

ABD'nin Menbic konusundaki açıklamasına ilişkin ise Erdoğan, şunları dile getirdi, “(Biz bunların seri numaralarını biliyoruz. Bu seri numaralarıyla bu silahları PYD'den, YPG'den toplayacağız. Onları da Münbiç'ten çıkartacağız.) Ne kadar samimiler bilemiyorum. Daha önce de söylediler. Dışişleri Bakanım da bunları anlatıyor bu şekilde. Bunu şimdi göreceğiz. Süreler verildi. Bu süreler içinde gerçekten Fırat'ın doğusuna bunlar sürülürse, samimiyetlerini anlayacağız. Çünkü burada yüzde 90-95 Arap var. PYD, YPG buradan çıkarıldıktan sonra Arap nüfus kendi topraklarına dönecek. Burada bazı görüşmeleri, müşterek atılacak adımları da tespit edeceğiz. Şu anda o çalışmalar da devam ediyor. F35'de verdikleri söz...”

“Kandil'deki son durum nedir? Seçimlerden önce mi olur sonra mı? Bir de muhalefet bunun seçim argümanı olarak kullanıldığını ifade diyor. Ne diyorsunuz?” sorusuna Erdoğan, şöyle yanıtladı:

“Kandil'de kimse yok' diyor. Kandil'de kimsenin olmadığını neye dayanarak söylüyor? Burada bir şey çıkıyor ortaya. (Bilgi geliyor) Bilgi geliyor kesin. Bugün demek ki beraber yaptıkları kişiler onlara sufle ediyorlar. Biliyorlar ve orada kimse yok. Tamam da Türkiye'nin şu anda istihbaratı, her şeyi orada ne olup olmadığını bilmiyor mu? 20 uçakla orada biz tamamıyla ciddi manadaki koordinatlarını aldığımız hedefleri vurduk. Bunlar sıradan hedefler değildi. Aynı şekilde Kandil'in bir benzeri neresidir Sincar'dır. Aynı durum Sincar için her an geçerlidir. Bir gece ansızın gelebiliriz, vurabiliriz. Söylenerek, burada davul, zurnayla olacak iş değil.”