image

PeyamaKurd- CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, Diyarbakır İstasyon Meydanı'nda yurttaşlara sesleniyor. İnce'nin konuşmasından satır başları: 

Ben buraya sizi kandırmaya, aldatmaya gelmedim, Ramazan şerbeti içmeye geldim. Türkiye'nin çok ciddi sorunları var. 55 milyar dolarlık cari açık var. Gençlerin yüzde 20'si işsiz. Türkiye kuşatılmış durumda. Şu anda Türkiye'yi yönetenler Ankara'dan yönetmiyor Brüksel'den yönetiyor, Washington'dan yönetiyor.

Başından beri söyledim 3B: bir barışacağız, iki büyüyeceğiz, üç bölüşeceğiz. Bedava kekle zaman dolmaz. Kıraathaneye gittik gündüz kek beleş, akşam evine gittin yemek ne olacak?

Bu kardeşiniz ilkeli siyasetçidir. Zaman zaman kendi partisiyle de ters düşmüştür. Parti rozetini çıkardım. Artık Türk bayrağı taktım. Sonra, Sayın Akşener'e gittim. Sayın Karamollaoğlu'na gittim. Demirtaş'a gittim, başarılar diledim. Sonra Sayın Erdoğan'a gittim. (Meydandan yuh sesleri, İnce, yuhalama istemedi)

Çocuklarımıza resmi dil öğreteceğiz. Anasıyla evinde konuştuğu dil var. Onu da öğreteceğiz.

Ben sayın Erdoğan diyorum, o “Bana bak Muharrem” diyor. Ben bu üsluba cevap vermek istemiyorum ama yanımdakiler diyor ki, ver. Hadi Diyarbakır’dan cevap vereyim: Eeee sana baktım Recep, söyle! Söyle bakalım, ne olacak. Ben sana dedim, her kuşun eti yenmez, ben senin yanındakilere benzemem. Sen bana baktın, ben sana baktım; bakıştık, ne olacak? 15:30’da Bursa’da konuşacaktın, toplayamadın kalabalığı 6’ya aldın mitingi. Çevre illerden adam topluyorsun ama ben o meydanda iftara 5 kala miting yaptım, dopdoluydu.